ZAaT. 0532 Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde Türk Bayrağını indirmeye çalışan şüphelinin daha önce terör örgütü bağlantısı ve uyuşturucu madde kullanma iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi. Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde Türk Bayrağını indirmeye çalışan kişin gözaltına alındı. Şüphelinin daha önce de terör örgütü bağlantısı ve uyuşturucu kullanması nedeniyle de gözaltına alındığı ortaya çıktı. ADLİ SÜREÇ BAŞLATILDIŞanlıurfa Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, " tarihinde saat sıralarında ilimiz Birecik İlçesi Meydan Mahallesi Şehitlik Tepesinde bulunan bayrağımızı indirmeye teşebbüs eden isimli şahıs, Birecik İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerimiz tarafından yakalanarak gözaltına alınmış ve olayla ilgili adli tahkikat başlatılmıştır" ÖRGÜTÜ BAĞLANTISIAnadolu Ajansının haberine göre şüphelinin daha önce terör örgütü bağlantısı olduğu ve uyuşturucu madde kullanma iddiasıyla gözaltına alındığı OLMUŞTU?Şanlıurfa'nın Birecik ilçesi Meydan Mahallesi'nde şehitler için oluşturulan ormanlık alanda bulunan Türk bayrağının indirilmeye çalışıldığını gören çevredekiler, durumu polis ekiplerine bildirmiş şüpheli, olay yerine gelen polisi fark ederek kaçmaya çalışmıştı. Bu sırada durumu öğrenerek bölgede toplanan çok sayıda vatandaş, şüpheliye tepki göstermiş, polis bölgedeki vatandaşları sakinleştirerek, şüpheliyi zırhlı araçla emniyete götürmüştü. Çanakkale açıklarında geri itilen 17 düzensiz göçmen kurtarıldı Çanakkale açıklarında 17 düzensiz göçmen kurtarıldı Şanlıurfa'da taşlı, sopalı kavgada 4 kişi yaralandı Kaynak AA Şanlıurfa, Birecik, Türk, 3. Sayfa, Güncel, Son Dakika Son Dakika › 3. Sayfa › Türk Bayrağını indirme girişiminde bulunan şahsın daha önce de terör örgütü bağlantısından gözaltına alındığı ortaya çıktı - Son Dakika Bu haber AA tarafından hazırlanmış olup habere tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. AA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı AA kurumudur. Son Dakika
Sancaktepe'de bir temizlik personelinin yere düşen Türk bayrağını yerden kaldırarak öpmesi duygu dolu anlar yaşanmasına neden oldu. Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, örnek davranışından dolayı temizlik personeline teşekkür günlerde Yunanistan'ın Avrupa Parlamentosu AP Milletvekili Ioannis Lagos meclis kürsüsünde Türk bayrağını yırtmıştı. Yurt genelinde Yunan vekile tepki yağarken, Sancaktepe'de yaşanan olay Yunan milletvekiline en iyi cevap oldu. Sancaktepe Belediyesinde çalışan bir temizlik personeli, yerde gördüğü Türk bayrağının tozunu silip ardından öperek alnına koydu. O anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonu ile Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, duyarlı davranışından dolayı temizlik personeline teşekkür etti. Döğücü, sosyal medyada hesabından yaptığı paylaşımda, "Görüntüyü az önce arkadaşlar yolladı. Bayrağı yerden alıp öpen, özenle katlayıp cebine koyan güzel yürekli personelimiz Derviş Darçın'ı bu duyarlı yaklaşımı için gönülden kutluyorum. Bu incelik, bu özen bir milletin milli değerlerine karşı sonsuz sevgi ve bağlılığının özeti" yerden kaldırarak öpen temizlik görevlisi Derviş Darçın ise, "Bayrak bizim gururumuz. Bayrağımızı kimse yere atamaz. Bu bayrak başımızın tacı, şehitlerimizin kanı var. Bayrak şerefimiz, namusumuz. Ben 3 arkadaşımı şehit verdim. 3 oğlum var, gerekirse onları da şehit vermeye hazırım. Bayrağımızı Allah'ın izniyle kimse indiremez" diye konuştu.Aykut Zor - Mustafa Biçer/İHA
kimden aldıklarını adım gibi bildiğim ama tartışılması gereken bir ülkede olsa adamı vururlar ve yedi ceddini sorguya alırlar. türkiye'de ise devlet güçleri buna neden müdahale edemiyor sorgulanması yılında bu videoda izleyip hatırlayacağınız olayda türk bayrağını indirmek için bayrak direğine çıkmak isteyen rum'un vurularak öldürülmesinden sonra aradan geçen 18 senede birilerinin türk bayrağını hem de bizim sınırlarımız içerisinde indirebilecek cesareti bulmasına kim sebep olmuştur? hangi güç, bizim bayrağımızı indirirlerken türk polisine ve askerine "sakın müdahale etme" emrini verebilmektedir? ve polis ve asker bu emre nasıl biat etmektedir? soruları beynimi en çok zorlayan sorulardır. cesaretle değil, satılmışlıkla ilgilidir bu durum. indiren de, indirilmesine izin veren de satmıştır ruhunu vicdanını...sonra?sonrası sabah sekiz akşam beş yerden entry girip durumu desen,iş yerindedir şu şey normal seyrindedir kol gibi entry döşeyince, aktif bir tepki vermiş amk he... birazdan birileri yazacaktır. mantığı ve sağduyuyu bir kenara bırakırsak, bunları cesareti veren hep geziciler. bu zihniyet cehape zihniyeti. akp süper, muhteşem, lay lay lom. hadi dağılın. şaşırdığınız şeye bakın. akp zihniyetinin eseridir. aslında o direğe çıkmaya çok uzun zaman önce başladılar. çok saygıdeğer bop eşbaşkanı !! eseriyle övünsün. çıkan adama alttan desteği veren de kendisi. bu arada akp'ye böyle giydiriyorum ama heralde bu da kader değildir değil mi? beni en çok üzen bu olaya ülkesini seven, ölürüm türkiyem diyen akplilerin sessiz kalması. sizin particilik anlayışınızı sikiyim. beyinsizler sürüsü. deli cesaretidir. ama tabii devir akp devridir. beklenir...o ciktigi diregi gotune sokmak gerekir. açık ve net orospu çocukluğudur. ulan sen kimsin bu ülkenin topraklarında böyle bir şey yapıyorsun. bunun yapılmasına göz yumanda aynı derecededir gözümde. solomos solomou adlı birinin zamanında denemeye teşebbüs ettiği ve türk askeri tarafından vurularak öldürülmesi ile sonuçlanan cesaret.bkz artık devir değişti e tabi çelik de değişti maalesef son 10 yıldır birlik-beraberlik ve manevi değerlere olan bağlılığımızın yozlaştırılması projesinden sonra bundan cesaret almış olan kişilerin cesaretidir. aslında cesaret de değildir. yanında o kadar kişi olmasa ve arkasındaki odakların gazı olmasa görürüm ben onun son 10-15 yıldır birlik, beraberliğimizden uzaklaşıp, birbirimizden soğuduk. toplumsal anlamda bu kargaşa öyle noktalara vardı ki sonuçlarını malum görmeye başladık. dünya lideri olduğu söylenen birisi ve ekibi doğu anadolu'da devletin yolunun kesilip, dozerle eşilmesinden ve doğu anadolu'da çocukların pkk tarafından kaçırılmasından hiç bir sorumluluk hissetmemekte. onların canı sağolsun. bdp'ye ve hdp'ye laf atarak olmaz bu iş. onun vazifesi ne ise onu yapması önemli şeylerle mutlu ediliyor oy veren kesim. evet gerçekten küçük şeylerle mutlu ediliyorlar. evvelsi gün havaalanı açılışı vardı malum. havaalanı yaparak ve hava trafiğinde merkez olmayı hedefleyerek almanya'nın eline verecekmişiz. söylenen böyle. trt'de parlak saçlı birisi de her programında bunu söylüyor, çünkü konuşacak başka bir şey yok. sonuçta seçmeninin umurunda değil oradaki olaylar. el insaf diyorum, allah akıl fikir sürecin başlama ayağını sayı büyüklerimiz ilk olarak dağdan inen pkk'lıları davul zurna ile karşılatarak ve onlar için seyyar mahkeme kurdurarak verdiler. o zamanlar ağır akp'li kişiler bile bu tabloya isyan ettiler. hala da kabul edemeyenleri var. ama ve var ki ne kadar balık hafızalıyız ki çabuk unuttuk o rezil günleri. aklıma bir şairin sözü geldi. sanırım şöyleydibilemedik zamansız zaferlerin gizli bozgunlar bu duruma geleceğini bilemediler. şimdi de ciddiye almıyorlar. onların problemi değil. onların cesaretini teşvik etmek için birçok hamle yaptılar ilki buydu diye hatırlıyorum. cesaret degil cehalet bu ülkenin asayişinden sorumlu olan polis kuvveti elinde bayrak taşıyan adama tekme sallamışken, bayrakla önüne dikilen adamı toma'dan sıkılan su ile yerlerde süründürmüşken, ülkede yaşayan azınlıkların o bayrağa saygı göstermesini beklemek biraz iyimserlik kokuyor osurursa cemaat sıçar sözünün en uygun örneklerinden biri olabilecek bir olaydır. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
23 yaşındaki eşi Hatice Senem'i işkence ederek öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın arkadaşı ise "Kendisini HDP il binasına götürmemi istedi" dedi. Kocaeli'nin Derince ilçesinde geçtiğimiz eylül ayında 23 yaşındaki Hatice Senem, anlaşmazlık yaşadığı eşi Mehmet Senem ile tartışma yaşadı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mehmet Senem, 9 aylık bebeği olan eşi Hatice Senem'i darbederek ölümüne sebep oldu. İhbar üzerine adrese giden polis ekipleri, genç kadının cansız bedeniyle karşılaştı. 2 gün boyunca işkence yaptı Mehmet Senem ise kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Senem, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Otopsi raporunda, Hatice Senem'in 2 gün boyunca feci şekilde işkence görerek darbedildiği ve başına sert bir cisimle vurularak öldürüldüğü belirtildi. Evinden işkence aletleri çıktı Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, polis ekipleri tarafından Mehmet Senem'in evinde yapılan aramada, 60 santimetre uzunluğunda ahşap sopa, üzerinde kırmızı lekeler olan döner bıçağı, 10 tüfek fişeği ve 5 bin volt kapasiteli çalışır vaziyette elektroşok cihazı ele geçirildiği bilgisi yer aldı. İlk kez hakim karşısında Hakkında "Eşe karşı canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan dava açılan sanığın, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Senem, taraf avukatları, aileler ve tanıklar katıldı. Savunması için söz hakkı verilen sanık, suçlamaları kabul etmedi. "Öldürme amacıyla hareket etmedim." diyen sanık Senem, 2017 yılında eşinin kendisini aldattığını öğrendiğini iddia etti. "Bana 'Adam mısın?' dedi" "Olay tarihinde eve geldiğimde birinin evin mutfağından çıktığını zannettim. Cama bakmak istediğimde önüme geçti. Camdan dışarı baktığımda kimseyi görmedim. Eşime tokat attım, o da bana 'Adam mısın?' dedi. Muş’taki aldatma olayının gerçek olup olmadığını sorduğumda bana, başka birini yatak odamıza aldığını ve beni aldattığını söyledi. Kanepenin altında sopa ve bıçak duruyordu. Sopayı alarak eşimi darbettim. İddianamede olduğu gibi şok aleti kullanmadım, bunu kabul etmiyorum. Daha sonra sopayı yere fırlattım. Banyoda ellerimi yüzümü yıkarken Hatice gelip sopayla sırtıma vurdu. Saçından tuttum, sopayı elinden aldım. O ara ayağı kaydı ve başı yere çarptı." dedi. Senem, savunmasına şöyle devam etti "Öldüğünden haberim yoktu" "Gece birkaç kez mutfağa gittiğimde kanepede uyuduğunu gördüm ancak yaşayıp yaşamadığını kontrol etmedim. Sabah çocuğumu arkadaşımın evine götürdüm. Daha sonra pazara çalışmaya gittim. Sonrasında çarşıda polisler beni gözaltına aldı. Olaylar bu şekilde gerçekleşmiştir. Eşimin vefat ettiğinden haberim yoktu. Dağa çıkma, PKK'ya katılma gibi bir amacım yoktu. Elektroşok cihazını kendini korusun diye eşime almıştım." diye savunma yaptı. "PKK bayrağının altında fotoğraf çekerek tehdit etti" Sanıktan şikayetçi olan Hatice Semen'in babası Hüseyin Kurban, "Bu canavar, bu katil. Hatice'nin başkasıyla konuştuğu iddiası yalandır. Mehmet Senem, PKK bayrağının altında elinde silahla fotoğraf çekerek beni tehdit etti. Biz de Kürt'üz ama o Türk bayrağını kimse yere indiremez. Senin gibi vatan haini değiliz. Bu bayrağın altında yaşıyoruz. Kendisi kızımı tasarlayarak öldürdü." şeklinde konuştu. "Kendisini HDP binasına götürmemi istedi" Tanık olarak dinlenen Şehmus A. ise sanığın olay günü kendisini aradığını söyledi. "Sanık olay günü bana, 'Karım beni terk etti, çocuğu bırakıp gitti, çocuğuma birkaç gün siz bakar mısınız?' dedi. Mehmet eve giderek para alacağını söyledi, oradan da kendisini HDP binasına götürmemi istedi. HDP binasına götürdüğümde birileriyle Kürtçe konuştu, ancak ben Kürtçe bilmediğim için ne konuştuklarını anlamadım. Olay tarihinde sanık bana 'Diyarbakır'a gideceğim oradan da dağa çıkacağım' dedi. Uyuşturucu içtiği için söylediklerini pek önemsemedim. Olay günü polis bizi aldığında Mehmet'in uyuşturucu içmesi sebebiyle gözaltına alındığımızı sandım, eşini öldürdüğünü bilmiyordum." diye konuştu. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, elektroşokun Hatice Senem üzerinde kullanıp kullanılmadığına dair Adli Tıp Kurumu'ndan istenilen raporun beklenilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.
türk bayrağını kimse indiremez video indir