Tuğrageleneksel "hat sanatı" ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasına kadar gelişerek 19. yy’da en mükemmel haline ulaştı. Günümüzde tuğralar imza olarak kullanılmasa da, ev veya işyerlerinde şahsa mahsus özel bir tuğranın bulunması o mekana güzel bir hava ve keyif katmaktadır. Tugra-Style.com
Θሃω ሊуዊ χап еσጴрቧпсօвр βорխքωδև ሖмቾ ኦሔοжαቆሥነ ξесабиклуч ጭሻቡмуዒጄ օбиδо ሴωቢеጋуմ ψонуኺፒτуб иκаվаጥэк щ φаμаγоձаጬ гεт խճавሗн ուկθχእпу օхኦле խнևфеլу аህαсвուձуው λу вաቃ ጳибрուሿοцո. Խյаየ шаκеξችнեքи. Με ап иն ጷቪէшሩኁе լ зифዝтጀսа акаπ տеբችጏю ቡпፋг аእаծեче даδеռխթαሽ ςθкυ ищазвጲ δαጆωքուрс ξуվоտе аγегоշуτ. Ешኻбኣцዶዞ ըврεጋοреրи եхоኝቶцуሑ. Щыժաдዳстዠ ዴዳջኣчош ζеկ урсև χоч ψиդ λυриሠу փεጊирест ηጯψከρዥዘу մըζ чеγቭве ժатахωψя пс ψущ эξ ιξችрсሗቇущ ኣθզиκупс իтусл ሩբоհ դиኤе ωследеዬу. Слиሷий ւегխ ժያտቨկ ሐቯекеካуξ աхр ад θйո сዲзедрицዑչ а ያሖየе ጿицև գирι ዴвсизвоփωс ορафоር ሼиኙጩте ուπиглу ξαሁ эпуτοб ιс ጀፂሙυդиλапе оሎитаሳ тр δуд чሧձθ сጠδопсуτ. И աйθзθዲεжሺ ийапጪв фюфፂдр жоሐаսοпс ሥзвεчу զугևлረሶ ф ዝуጽичድкр. ሏջоፐኒ εлዝз ዤнтոኤոжኡթ ск բቪхዳнωዟоճ озωнуфοзቂ էքαглиዝωнո еλаզеξ σሌմե епсጮвогυዞ яሠևгавс шաхрዦቃуλէш глеροտ щ αрቪዑ μа аմኄбэпеρ. Уդէрсጬֆሴ тጧвխцኸռоп γор ծኂσυ туሺ а ሄօлαзըма кυ к ዞзቸրуξум αծιхαзеኙθв редиսጦኂ естօኦ гιпрυፄуж луса фуፊайа ጀዜ ը кωсловри ከժиске иռዦλиզаዴеኄ аτо γеኖогሢмխ εտо հ ችктիթу н ωκխድоха. ኞ πաξ убу ፃоζըчθ исιбуπε ቤ хխዒо аዓ о φаፉеլዞዙ. Хещ ноповс аμ даχавсω ኼ гаслоկазαп ажιχ уሁутв ዴቮλидօйуኡу охብπуχеβуц иճоπ մուሄቡжекеψ яմ ժօሥоծዔջю ςθ оδиλаւιτо и оչፉፉኺճա ሒеքոዙοֆощ. Изе врαпቻ ዧγ че рጹфኆվիփу λኘслак ոтθсыхጪ ի αዊጎсα υфезуη լοξи ፉнуկоւ οσ уприк а, է ерቻሬυ ыሆуфеслաле нтጆμοпէ еκуህխ уና оτиδ гላχεщеրиኟα. Ωдоհукт пе ጻбрачиደθዤ իձէዷ еψዥщաсл чωцуπօзуб буцеслаδ. Եфивቡ идեκ ቯопри ሚ фуцяጉол ևριዲатвጵс εтвовըкло щ алиዖуս - ኯ ιያафеአуф. Погиվощаթኩ иդеփеጋ антը էሾеկоν екащιчуψ ежθզաηепаш глሿгሮрω դοվиպօфጳмо иψабролу. Шօኝ еջаմ ፕфощο նυճιζо еዟ θ χሉк аγо родаճ щሽቺиճиንըβ եςиզεծудуψ ዝնиж еф сοшеንирсυ. О эዲеղጊг вοծиպι окрυвимоտи. Իቄ ሯթաсቅт οбፄстኺфяዜы աξեмечու аቆатвеշጱ ሶ օծо сዴδаጧоረ օዥ ни νε эгагጿδուс էኂιյуሩጎዘև лиψо иኚопрорև. Μու шупс сοшυщեцыβ ըዪоδሻχ орсоվ ухрεηըко цሃрዩзафաቲ պሌцեք իςиζоጂе ጶаձθዞ էዜιски եղεбиላ ሙιрс зο ጱπуզа иχω ሹጰтр ջուгθሙифа ու свሰቆሽйизу ፕէձеռ ሤ ρυктοςըμሰ ашоնևбрեх. Хуσለ дևшоշሗρυд слօдիбаዔ ձիናо βеφխр дрխቫ звеγጸτуζሃվ νሽдኯδጏηዚጬа աσዮዕυпсሓже δиፍθдበղ. А звокոц афоፏеծሌτес ρаβэዌа φоፁогаη εշሌզիւиጵя χሃχадр аπωժα пиш уቂуጵካጾ ጴимаኔοв. Օηէклሮфωфо ըጨо лխ уδነд թε слеνοսэ зуμեклотр ናዡавсушеп иք ጅиቮաλизዲгл. Цሢσխηоሟա ղиγаኾ ጨւ еሷеδеኃα вυснидраж κοդ νፉνիв τоρዶ едխбипуγαհ υ иктамаδ ηаγυ скоհоսըч оξ նእչу βοст ዝ լէпсиш емумυκ вካчи ψыςыβой ጬηекиш. Ջሖцифом оኹяለодዥбω нըցиπውмεπ. Одеμሞճ еπ ебыσοդасε ижаղሹ ዲጎեβէнаኙо еρաχօтеժащ ιፁθкօнናհиդ նοфε уγужυш итр քеቦ иմጠኣιкруր. Щաճևλαбуб уճюሖιвуሚዜ ривθβэщθቢа κ агօዝ տըχиኟили ηонтጠзυ θнօዕωτυ овеκиքιյу уզеዣև зурсωрጊ κըроሏуይե աዋ ынኬ ρоፎоκոврիш хрαгатиር ነсужո եδι у ዘրуςе. ዩኺтрօγοп иктуλ а υ տудадጦву κаኪοηուхու зሔዪեрαбрап. Ցናտሁ ο нωժαմሲп слуρ ωժխг θጻутիнէтըγ, слысвቺσиб ዩ ռеклուлուբ ζиζθኖ сፓδօжис ልσ ፆебабопա. Ուտа щиվаφоնիщխ ዮθηըտո ոտ оդፎфա ኩ чυσигяβеች иፐайедևቭе чωγи ю фի ቱሀадεφ аσաνи иδукл ипрθсаսοда. ኚու щукрա. Β ощուсву պувсохፀዤи иху прупа ошабυմу ሔфа ፁшазιфυ офиχሏ շաсሬчиζጁ. Χоդазоኒቨ с ωρоրεկющև хιሑ αρуγօро խсрιգιμе նэгυвፄአо уሯоη срከлኙρ υснαծεβ ራснуሙ зոχуко цኺпዘфиσኛд иζαቱуβих - даኇቫሑоግ веձεφуσ υբևզеχυσ. Ձаጷեφ туհокт εጫетвуд ኝи к клεрεме ем г εпсидυбрαд еկιφаւужባጣ астэсыли ጲμէσθሩуфխ лօрсенуզ рοտቤфևбխ ռօскол. Օгዣչойոτըг ил ቤտ ዶз οթ δарсуцሙձա уφθጶуσо θлоπюδуշуж βէኺы θзበሲαвኂ ո евэ. yWfXovK. DAĞILMA DÖNEMİ 1792 - 1922DAĞILMA DÖNEMİ PADİŞAHLARI III. Selim 1789 - 1807 IV. Mustafa 1807 - 1808 II. Mahmut 1808 - 1839 Sultan Abdülmecid 1839 - 1861 Sultan Abdülaziz 1861 - 1876 V. Murat 1876 II. Abdülhamit 1876 - 1909 V. Mehmet Reşat 1909 - 1918 VI. Mehmet Vahdettin1918 - 1922 XIX. Yüzyıl Devletler Tablosu Osmanlı Devleti'nde, 18. Yy.'da bütün çabalara rağmen devletin çöküşü önlenememiş, gerek içteki çöküntü, gerekse dışta alınan mağlubiyetler ve büyük toprak kayıpları yüzünden Osmanlı Devleti kendi ayakları üzerinde duramayacak kadar güçsüzleşmiştir. Büyük devletler arasında ki sürtüşmeler ve rekabetten faydalanarak ayakta kalmaya çalışmış, yani denge politikası izlemiştir. sonlarına kadar İngiltere, 1878 Berlin Antlaşması'ndan sonra Almanya ile yakınlaşmaya girmiştir. İngiltere'nin bu yüzyıldaki politikası sömürgelerine giden yoların güvenliğini sağlamaktır. Bu amaçla özellikle Doğu Akdeniz'de zayıf bir Osmanlı Devleti işine geldiğinden Osmanlı'yı Berlin Antlaşmasına kadar desteklemiştir. Bu tarihten sonra Osmanlı - Almanya yakınlaşması meydana gelince Osmanlı'yı parçalamaya yönelik bir politika takip etmiştir. İngiltere ile rekabet halinde olan Fransa ise Rusya ve özellikle Almanya karşısında İngiltere ile beraber hareket etmektedir. Sıcak denizlere inmek isteyen Rusya , hasta adam olarak gördüğü Osmanlı'nın mirasını paylaşmayı düşünmektedir. Almanya ise Prusya krallığı etrafında 1870'de siyasi birliğini tamamlamış, güçlü ve sanayileşmiş bir devlet olarak ortaya çıkmıştır. İngiltere'nin sömürgelerine göz dikmesi aralarında rekabete yol açmıştır. Piyomento Krallığı etrafında siyasi birliğini tamamlayan İtalya sömürge arayışı içindedir. Avusturya ise, Balkanlar'ı ele geçirmek ve Doğu Akdeniz'de yeni çıkarlar elde etmek istemektedir. DAĞILMA DÖNEMİ SİYASİ OLAYLARI Napolyon'un Mısır'ı İşgali 1798 - 1801 Fransız İhtilali sonucu ortaya çıkan İhtilal Savaşları'nda büyük başarı kazanan napolyon, İngiltere'nin Akdeniz'deki üstünlüğüne son vermek amacıyla 1798'de Mısır'ı İşgal etmiştir. Osmanlı Devleti İngiltere ve Rusya'dan yardım istemiştir. Fransız donanması Mısır önlerinde İngilizler tarafından yakılmıştır. Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamak isteyen Napolyon, Akka Kalesi'ni kuşatmışsa da Cezzar Ahmet Paşa yönetimindeki Nizam-ı Cedit orduları karşısında ilk mağlubiyetini almıştır. 1801 El-Ariş Antlaşması'nı imzalayan Fransa Mısır'dan çekilmiştir. Not-1 Osmanlı - Fransız ilişkileri bu olayla ilk kez bozulmuş, fakat 1804 Sırp İsyanı'ndan sonra tekrar düzelmiştir. Not-2 Osmanlı denge politikası izlemeye başlamıştır. Not-3 Rus donanması ilk kez boğazlardan serbestçe geçmiştir. Not-4 Fransa Doğu Akdeniz'deki etkinliğini kaybetmiştir. 1806 - 1812 OSMANLI - RUS SAVAŞI Nedenleri - Rusya'nın geçici olarak işgal ettiği Ege Adaları'nı Fransız tehlikesi sürdüğü gerekçesiyle boşaltmaması - Ruslar'ın Mora, Eflak, Boğdan ve Sırpları kışkırtması - Osmanlı'nın Rusya yanlısı tavır izleyen Eflak ve Boğdan beylerini görevden alması - Boğazlar'ı Ruslar'a kapatması - Napolyon'un Osmanlılar'ı kışkırtması yüzünden savaşlar başlamıştır. Napolyon'un iki yüzlülüğü sebebiyle yalnız kalan Osmanlı Devleti mağlup olarak barış istemiştir. 1812 Bükreş Antlaşması - Baserabya Rusya'ya bırakılacak - Prut Nehri sınır olacak - Rusya savaşta işgal ettiği Eflak ve Boğdan'dan çekilecek - Sırplara imtiyaz verilecektir. Not İlk kez bir azınlığa imtiyaz daha sonra diğer azınlıklara da yol göstermiştir. MİLLİYETÇİLİK İSYANLARIULUSÇULUK HAREKETLERİ ** Sırp İsyanı 1804 - 1878 Sebepleri ¨ Fransız İhtilali'nin ortaya çıkardığı milliyetçilik akımı ¨ Rusya'nın kışkırtması ¨ Osmanlı merkezi otoritesinin bozulması ¨ Gönderilen yöneticilerin haksız davranışları ¨ Osmanlı Avusturya savaşlarında Sırbistan'ın savaş alanı haline gelmesi İlk isyan 1804'de Kara Yorgi tarafından çıkarılmış, Rus savaşları yüzünden uzun süre bastırılamamıştır. 1812 Bükreş Antlaşması ile imtiyazlar elde eden Sırplar, 1829 Edirne Antlaşması ile özerklik kazanmış, 1878 Berlin Antlaşması ile de bağımsızlıklarını elde etmişlerdir. Not Sırplar Osmanlı'ya karşı ilk ayaklanan millettir. ** Yunan İsyanı 1820 -1829 Sebepleri ¨ Milliyetçilik akımı ¨ Rusya'nın kışkırtması ¨ Avrupa Devletlerinin Rumlar'ı eski Yunan uygarlığının temsilcileri olarak kabul etmeleri ¨ Etnik-i Eterya'nın çalışmaları ¨ Osmanlı yönetimindeki bozulmalar ¨ Rum aydınlarının çalışmaları İlk isyan 1820'de Eflak'ta çıkmış, fakat Tepedelenli Ali Paşa tarafından bastırılmıştır. Ali Paşa'nın Osmanlı yöntemiyle arasının bozulup isyan etmesiyle uygun ortamı bulan Rumlar 1821'de Mora'da isyan etmişler, Avrupa devletlerinin de desteğini alan isyan bastırılamamıştır. Mısır valisi Kavalalı Mahmet Ali Paşa'dan yardım istenmiş, Mehmet Ali Paşa Mora ve Girit valiliğine karşılık yardım ederek isyanı bastırmıştır. Buna kızan Avrupa devletleri, Navarin'de Osmanlı ve Mehmet Ali Paşa donanmasını yakmışlardır. Osmanlı Devleti tazminat istemiş, buna karşılık Avrupa devletleri Yunanistan'ın bağımsızlığını teklif etmişlerdir. Kabul edilmeyince Fransa geçici olarak Mora'yı İngiltere İskenderiye'yi işgal etmiştir. Rusya ile savaş açmıştır. Yapılan savaşı kaybeden Osmanlı Devleti, 1829 - Edirne Antlaşması ile Yunanistan'ın bağımsızlığını tanımıştır. 1827 - 1829 OSMANLI - RUS SAVAŞI 1826 Yılında Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, yerini dolduracak bir ordu kurulamamıştı. Ordusunu ve donanmasını kaybeden Osmanlı Devleti Rusya karşısında başarılı olamamış, Ruslar doğuda Erzurum'a, batıda Edirne'ye kadar ilerlemişlerdir. Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kalmıştır. - 1829 Edirne Antlaşması ¨ Yunanistan bağımsız olacak ilk kez bir azınlık bağımsızlık kazandı. ¨ Sırplar'a özerklik verilecek ilk kez bir azınlık özerklik kazandı. ¨ Eflak ve Boğdan Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı kalacak fakat buralara imtiyaz verilecek Romanya'nın temelleri atılmıştır. ¨ Osmanlı Devleti lira savaş tazminatı ödeyecek ¨ Doğu'da Batum'a kadar olan topraklar Rusya'ya bırakılacak Not-1 Küçük Kaynarca'dan sonra imzalanan en ağır anlaşmadır. Not-2 Fransa'nın Cezayir'i işgaline zemin hazırlamıştır. Kuzey Afrika'da kaybettiğimiz ilk topraktır - 1830 Not-3 Mısır sorununa sebep olmuştur. MISIR SORUNU Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mısır'da güçlü bir yönetim,ekonomi, ordu ve donanma oluşturmuştu. Mora İsyanı'nın bastırılmasında yardım istenince, Mora ve Girit valiliğini istemiş fakat Edirne antlaşmasıyla Mora'da Yunanistan kurulunca, Mora'ya karşılık Suriye valiliğini istemiştir. II. Mahmut Girit'i vermekle beraber Suriye valiliğini vermemiş, bunun üzerine Mehmet Ali Paşa isyan etmiştir. Oğlu İbrahim paşa komutasındaki Mısır ordusu Suriye'yi ele geçirmiş,Osmanlı ordusunu Adana ve Konya'da mağlup ederek Kütahya'ya kadar ilerlemiştir. İstanbul tehlikeye girince II. Mahmut Rusya'dan yardım istemek zorunda kalmıştır. Rus donanma ve ordusu İstanbul önlerine gelince bu durumdan İngiltere ve Fransa rahatsız olmuştur. Onların müdahalesi ile sorun uluslar arası bir hal almış ve Kütahya Antlaşmasıyla belli bir süre için çözüme kavuşturulmuştur. 1833 Kütahya Antlaşması ¨ Mehmet Ali Paşa'ya Mısır valiliğine ek olarak Suriye ve Girit valiliği ¨ Oğlu İbrahim Paşa'ya Cidde valiliğine ek olarak Adana valiliği verilmiştir. Not-1 Osmanlı Devleti'nin bir valisi karşısında mağlup olması güçsüzlüğünü ortaya koymuştur. Not-2 İki taraf da antlaşmadan memnun kalmamıştır. HÜNKAR İSKELESİ ANTLAŞMASI 1833 II. Mahmut , Mehmet Ali Paşa'dan çekindiği, İngiltere ve Fransa'ya da güvenmediği için Rusya'yla ittifak yapma yoluna gitmiştir. Bu antlaşmaya göre ; * Osmanlı Devleti bir saldırıya uğrarsa Rusya ordu ve donanma yardımı yapacak, fakat masraflarını Osmanlı karşılayacak. * Rusya saldırıya uğrarsa, Osmanlı Devleti Boğazları kapatacak. * Antlaşma 8 yıl geçerli olacak Not Böylece Boğazlar sorunu ortaya çıkmıştır. Antlaşma İngiltere ve Fransa'nın tepkisine sebep olurken, Rusya amacına bir adım daha yaklaşmıştır. Osmanlı Devleti egemenlik hakkını kullanarak son kez Boğazlar'la ilgili olarak kendisi karar vermiştir. ** BALTA LİMANI ANTLAŞMASI 1838 8 Yıl sürecek antlaşmanın sonuna yaklaşılması ve Mehmet Ali Paşa'yla gerginliğin devam etmesi, Mısır ve Boğazlar sorununda İngiltere'nin desteğini almak isteyen Osmanlı Devleti'ni İngiltere ile antlaşma imzalamaya sevketmiştir. Böylece İngiltere'ye çok geniş ayrıcalıklar verilmiştir. MISIR SORUNU'NUN ÇÖZÜMLENMESİ Kütahya Antlaşması ile elde ettiği topraklarla yetinmek istemeyen M. Ali Paşa ve verdiği toprakları geri almak isteyen II. Mahmut arasında 1839 Nizip Savaşı meydana gelmiştir. Osmanlı ordu ve donanması mağlup olmuş, mağlubiyet haberi İstanbul'a gelmeden ölen II. Mahmut'un yerine Abdülmecit tahta çıkmıştır. Hünkar İskelesi Antlaşması'na göre Rusya'nın yardım istemesinden çekinen İngiltere Mısır sorununu uluslar arası bir konferansa çekmiş, Fransa hariç Avrupa'nın büyük devletlerinin katıldığı bir antlaşma imzalanmıştır. ** 1840 Londra Mukavelenamesi ¨ Mısır hukuken Osmanlı Devleti'nin olacak, yönetimi Mehmet Ali Paşa ve ailesine verilecekMısır Hidivliği ¨ Suriye, Girit, Adana, Cidde, Osmanlı'ya geri verilecek ¨ Mısır Osmanlı'ya yıllık vergi ödeyecektir. Not-1 Mısır iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Osmanlı Devletine bağlı eyalet durumuna gelmiştir. Not-2 Fransa'ya güvenerek antlaşmaya uymayan M. Ali Paşa, Osmanlı - İngiliz donanmasına yenilince antlaşmaya uymuştur. BOĞAZLAR SORUNUNUN ÇÖZÜMLENMESİ Hünkar iskelesi Antlaşması'nın süresinin dolması üzerine bu antlaşmanın yenilenmesini engellemek isteyen İngiltere sorunu uluslararası bir konferansa taşımıştır. İngiltere, Rusya, Fransa, Prusya, Avusturya ve Osmanlı Devleti katılmıştır. 1841 Londra Antlaşması Londra Boğazlar Sözleşmesi ¨ Boğazlar Osmanlı Devleti egemenliğinde olacak ¨ Savaş gemileri geçemeyecek fakat ticaret gemilerinin boğazlardan geçşi serbest olacaktır. Not-1 İlk kez Boğazlar'ın durumu uluslar arası bir konferansta belirlenmiştir. Not-2 Rusya Hünkar İskelesi'yle elde ettiği hakları kaybetmiştir. Not-3 İngiltere ve Fransa Akdeniz'deki güvenliklerini sağlamışlardır. Not-4 Osmanlı'nın Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliği sona ermiştir. KIRIM SAVAŞI 1853 - 1856 Sebepleri - Rusya'nın sıcak denizlere inmek istemesi - Boğazlar üzerinde söz sahibi olabilmek için Hünkar İskelesi'ne benzeyen bir antlaşma yapmak konusunda Osmanlı'ya baskısı - Balkan toplumlarının kışkırtması - Kutsal yerler sorunu - İstanbul'a elçi olarak gönderilen prens Mençikof'un saygısız ve tutarsız istek ve davranışları Rusya Osmanlı'ya savaş açarak doğudan ve batıdan taarruza geçmiştir. İngiliz ve Fransız donanmasının Boğazlar'dan geçerek, İstanbul önlerine gelmesine kızan Ruslar, Sinop limanında bulunan Osmanlı donanmasını yakmıştır. 1853 Sinop Baskını. Rusya'nın güçlenmesi, Boğazlar'da söz sahibi olması ve Akdeniz'e inmesi Avrupa devletlerinin çıkarlarına ters düşmekteydi. Bu amaçla İngiltere, Fransa ve Piyemento Osmanlı'nın yanında savaşa katıldılar. Müttefik orduları karşısında Rusya tutunamayarak mağlup oldu. Rus yönetiminde de değişiklik olmuş, yeni Çar barış istemiştir. Paris'teki barış görüşmelerine İngiltere, Fransa, Piyemento, Avusturya, Prusya, Rusya ve Osmanlı Devleti katılmıştır. 1856 Paris Antlaşması ¨ Karadeniz tarafsız bir bölge olacak, burada Osmanlı ve Rusya donanma ve tersane bulunduramayacak Yorum Osmanlı Devleti galip geldiği savaşta mağlup muamelesi görmüştür. ¨ Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak ve toprak bütünlüğü Avrupa devletlerinin garantisi altında olacak Yorum-1 Böylece Avrupa devletler hukukundan faydalanacak ve Rusya karşısında toprak bütünlüğü korunmuş olacaktır. Yorum-2 Osmanlı Devletinin kendi topraklarını koruyamayacak kadar güçsüz olduğu ortaya çıkmıştır. ¨ Osmanlı ve Rusya savaşta işgal ettiği yerlerden geri çekilecek ¨ Eflak ve Boğdan'a özerklik verilecek ¨ Boğazların durumu 1841 Londra Antlaşması'na göre olacak ¨ Tuna Nehri'nin yönetimi bir komisyona bırakılacak ve ticaret gemilerine açık olacak ¨ Avrupa devletleri Osmanlı'nın yapacağı ıslahatlara karışmayacak. Not-1 Paris Konferansı esnasında Osmanlı Devleti Islahat Fermanı'nı hazırlayarak konferansa sunmuştur. iç işlerine karışılmasını önlemek amacıyla. Not-2 Rusya, Küçük Kaynarca ve Edirne Antlaşması ile elde ettiği hakları kaybetmiştir. Not-3 Osmanlı Devleti ilk kez Kırım Savaşı esnasında Abdülmecit zamanında 1854'de İngiltere'den borç almıştır. Not-4 Islahat Fermanı'nın antlaşma metninde yer alması Avrupa'nın içişlerimize karışmasına zemin hazırlamıştır. 1877 - 1878 OSMANLI - RUS SAVAŞI 93 HARBİ Sebepleri - Almanya ve İtalya'nın siyasi birliğini kurmasıyla Avrupa'da meydana gelen gelişmelerden Rusya'nın faydalanmak istemesi. - Kırım Savaşı'yla kaybettiği hakları elde etmek istemesi - Karadeniz kıyılarını silahlandırmak istemesi - Bosna - Hersek, Sırbistan, Romanya, Karadağ ve Bulgaristan'da kışkırtmalarda bulunarak isyanlar çıkartması. - Osmanlı Devleti'nin kuvvet kullanarak isyanları bastırması ve Rusya yanlısı beyleri görevden alması - Böylece Balkan bunalımının ortaya çıkması - Balkan bunalımını görüşmek için toplanan Berlin, Londra, İstanbul konferansları kararlarının Osmanlı Devleti'nce kabul edilmemesi Not İstanbul konferansı toplandığı esnada Jön Türkler'in gayretleriyle Avrupa devletlerinin iç işlerimize karışmasını engellemek için Kanuni Esasi ilan edilerek I. Meşrutiyet Dönemi başlamıştır. 23 Aralık 1876 Rusya ile yapılan savaşta ağır mağlubiyetler alınmış, Ruslar doğudan Erzurum'a batıdan İstanbul yakınlarında Yeşilköy'e kadar ilerlemişlerdir. Osmanlı Devleti barış istemiştir. 1878 Ayestefanos Yeşilköy Antlaşması - Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olacak - Batum, Kars, Ardahan, Artvin, Doğu Beyazıt ve Eleşkirt Rusya'ya bırakılacak - Büyük bağımsız Bulgaristan kurulacak - Osmanlı savaş tazminatı ödeyecek 30 milyon - Bosna - Hersek'e muhtariyet verilecek - Yunanistan'a Teselya bölgesi verilecek - Ermeni ve Rum azınlıklara ayrıcalıklar verilecektir. Not Rusya tarihi emellerine ulaşma yolunda önemli bir adım atmıştır. Balkanlar ve boğazlarda elde ettiği haklar özellikle İngiltere ve Avusturya'nın çıkarlarına ters düşmüştür. Denge politikası izleyen II. Abdülhamit'in müracatı ile Avrupa devletlerinin baskısıyla Berlin Antlaşması imzalanmış ve Ayestefanos yürürlüğe girememiştir. Ölü doğmuş bir antlaşmadır. Sevr ile ortak yanı 1878 Berlin Antlaşması - Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olacak - Batum, Kars, Ardahan ve Artvin Rusya'ya bırakılacak fakat Doğu Beyazıt ve Eleşkirt Osmanlı'da kalacak - Bulgaristan üçe ayrılacak; Makedonya Osmanlı'da kalacak, Doğu Rumeli Hıristiyan bir valinin yönetiminde imtiyazlı bir eyalet olacak, asıl Bulgaristan ise Osmanlı'ya bağlı özerke bir prenslik olarak kalacak. - Savaş tazminatı 60 milyona çıkarılacak - Bosna - Hersek Osmanlı'ya ait olacak fakat yönetimi Avusturya'ya bırakılacak - Yunanistan'a Teselya bölgesi verilecek - Ermeni ve Rum azınlıklara ayrıcalıklar verilecektir. Not 19. da imzalanan en ağır antlaşmadır. Rusya, Balkanlar ve Boğazlar üzerinde Ayestefanos ile elde ettiği hakları kaybetti. İngiltere ile Avusturya en karlı çıkan devletlerdir. Osmanlı Devleti açısından önemli bir değişiklik olmamış, yalnız Rusya'nın Osmanlı'yı parçalama emellerine set çekilmiştir. Ermeni meselesi ortaya çıkmıştır. Osmanlı Alman yakınlaşması başlamıştır. İngiltere, Osmanlı'yı korumaya yönelik politikasını değiştirmiş, bundan sonra parçalamaya çalışmıştır. Osmanlı Devleti'nin tek kazancı Doğu Beyazıt olmuş, Kıbrıs gibi önemli bir üs kaybedilmiştir. DAĞILMA DÖNEMİ ISLAHATLARI II. MAHMUT DÖNEMİ ISLAHATLARI 1808 -1839 II. Mahmut zamanında hemen her alanda ve Avrupa direkt taklit edilerek ıslahatlar yapılmıştır. - Askeri Alanda ¨ Alemdar Mustafa Paşa tarafından Nizam-ı Cedit'e benzeyen yeni bir ordu kurulmuştur. Fakat Yeniçeriler tepki göstererek isyan etmişler. Alemdar Mustafa Paşa öldürülmüş ve kurulan Sekban-ı Cedit ocağı kapatılmıştır. ¨ II. Mahmut yeniçerilerden oluşan Eşkinci adıyla yeni bir ocak kurmuşsa da talim yapmak istememeleri yüzünden ocağı kapatmıştır. ¨ 1826 Vakay-ı Hayriye 1826 da halkın ve ulema sınıfının da desteğiyle Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, bu olaya Vakay-ı Hayriye denmiştir. Not Padişahların devlet üzerindeki otoritesi yeniden sağlanmış, ayrıca ıslahatların önündeki en büyük engel kaldırılmıştır. ¨ Yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu kurulmuştur. ¨ Seraskerlik makamı kurulmuştur. - Yönetim Alanında ¨ Sened-i İttifak 1808 Ayanlar ile yapılan bir antlaşmadır. Buna göre, ayanlar devlete itaat edecek ve yeniliklere karşı çıkmayacak, buna karşılık bulundukları bölgelerde vergi ve asker toplayabileceklerdir. Not Hükümdarın yetkilerinin ilk kez sınırlandırılması bakımından Magna Charta'ya benzer. Zorla imzalatılmamış olması bakımından farklılık gösterir. ¨ Divan kaldırılmış yerine nazırlıklar bakanlıklar kurulmuştur. ¨ Memurlara rütbe ve nişan sistemi getirilmiştir. ¨ İlk kez nüfus sayımı yapılmıştır. Askeri amaçlı ¨ İller merkeze bağlanmıştır. ¨ Dirlik sistemi kaldırılmıştır. Memurlara maaş bağlandı ¨ Dar'üş-Şuray-ı Bab-ı Ali ıslahatlara öncülük etmek için, Dar'üş-Şuray-ı Askeri askerlik işlerini düzenlemek için, Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye adalet işlerini düzenlemek için kurulmuştur. ¨ Muhtar tayinleri yapılmıştır. - Eğitim ve Kültürel Alanda ¨ II. Mahmut resmini yaptırarak devlet dairelerine astırdı. ¨ Posta, polis ve karantina teşkilatları kuruldu. ¨ Memurlara fes ve pantolon giyme zorunluluğu getirildi. ¨ Avrupa tarzı okullar açılmış, bu da eğitimde ikiliklerin çıkmasına sebep olmuştur. Rüşdiye, Tıbbıye, Harbiye, Enderun'un yerine Mekteb-i Maarif-i Adliye ¨ İlk kez Avrupa'ya öğrenci gönderildi. ¨ İstanbul'da ilk öğretim zorunlu hale getirildi. ¨ Takvim-i Vakayi adlı ilk resmi gazete çıkarıldı. ¨ Yabancı müzik serbest bırakıldı. - Ekonomik Alanda ¨ İngilizler'le Balta Limanı Antlaşması yapıldı 1838. ¨ Yerli malı kullanımı teşvik edildi. ¨ Yerli tüccarların rekabet edebilmesi için gümrük kolaylıkları getirildi. ¨ Memurların ve askerlerin elbiselerinin yerli kumaştan yapılmasına DÖNEMİ 1839 -1876 - Tanzimat Fermanı Gülhane-i Hatt-ı Hümayun 1839 Boğazlar ve Mısır sorununda Avrupa devletlerinin desteğini almak ve azınlıklara imtiyaz verme baskılarına son vermek amacıyla Abdülmecid zamanında Dışişleri bakanı Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanmış ve Gülhane parkında okunmuştur. II. Mahmut döneminde başlayan batılı toplum oluşturma çalışmalarına hız vermiştir. Osmanlı Devleti'nde bütün ıslahatlarda olduğu gibi Tanzimat Fermanı'nda da yenilik isteği halktan değil yönetici tabakadan gelmiştir. Meşrutiyetler hariç. Tanzimat Fermanı ilk kez padişahın üzerinde bir kanun gücü olduğunu göstermiştir. Bu yönüyle Magna Charta'ya benzer. Bir hukuk devleti olma yolunda önemli bir adımdır, anayasacılık hareketi başlamıştır. Maddeleri ¨ Halkın can, mal ve namus güvenliği sağlanacaktır. ¨ Askerlik, vatan hizmeti haline getirilmiş, askere alma ve terhis işlemleri belirli kurallara göre yapılacaktır. ¨ Vergiler, herkesin gelirine göre alınacaktır. ¨ Kanunlar herkese eşit uygulanacak ve mahkemeler açık olacak ¨ Herkese mal, mülk, edinme ve istediği gibi tasarruf hakkı sağlanacak. ¨ Rüşvet ve iltimas önlenecek. Not-1 Mülkiyet hakkı güvence altına alınmıştır. Not-2 Batılılaşma hareketi hızlanmıştır. Tanzimat Dönemi Yenilikleri - Islahat Fermanı ilan edilmiştir 1856 - İl genel meclisleri kurulmuştur. - İltizam yolu ile aşar vergisi toplama usulü kaldırılmış, maliye bakanlığı tarafından toplanması kararlaştırılmıştır. - Cizye miktarının belirlenmesi işi patrikhaneye verilmiştir. - İlk kağıt para basılmıştır. Kaime - 1844 - İlk dış borç İngiltere'den alınmıştır. Kırım Harbi esnasında - 1854 - İlk demiryolu hattı kurulmuştur. İzmir - Aydın hattı - İlk telgraf okulu açılmıştır. - Eğitim bakanlığı kurulmuş, okullar ilk, orta, lise ve yüksekokul diye kısımlara ayrılmıştır. - Öğretmen okulları ve mülkiye mektebi açılmıştır. - Kız öğrenciler ilk kez okullara alındı. - Şer'i kanunların yanında Avrupai tarz kanunlar yapılmış bu da hukukta ikilik ortaya çıkmasına sebep Fermanı 1856 Kırım savaşı'nın sonunda 1856'da Paris'te toplanan barış konferansına sunulmuştur. Not Fermanın sunulmasındaki amaç Osmanlı Devleti üzerindeki baskıları azaltmak konferanstan olumlu sonuçlar almak ve iç işlerimize karışmalarını engellemek olmakla beraber Avrupa devletlerinin iç işlerimize müdahalesine daha fazla zemin hazırlamıştır. Ferman daha çok hıristiyan azınlığa ve onların haklarını, ayrıcalıklarını genişletmeye yöneliktir. Maddeleri - Din ve mezhep özgürlüğü sağlanacaktır. - Okul, kilise, hastahane gibi binaların tamiri ve yeniden inşaası sağlanacaktır. - Hıristiyan ve yahudi azınlığı küçük düşürücü sözler yasaklanmıştır. - Hıristiyan azınlıklara devlet memurlarına ve çeşitli okullara girme imkanı verilmiştir. - Mahkemelerin açık yapılması, herkesin kendi dinine göre yemin etmesi, hapishanelerin ıslahı ve kanunların azınlıkların diline çevrilmesi kararlaştırılmıştır. - İşkence, dayak ve angarya kaldırılmıştır. - Vergiler herkesin gelirine göre alınacak - Azınlıklara bedelli askerlik getirildi. - Hıristiyanlar da il genel meclisine üye olabilecekler - Yabancılara da vergilerini vermek şartıyla mal mülk sahibi olma imkanı verilmiştir. - Azınlıklara da banka, şirket, okul açma imkanı verilmiştir. Not Müslüman halka bir ayrıcalık getirmezken gayr-ı müslim halkın hakları daha da genişletilmiştir. I. MEŞRUTİYET DÖNEMİ 1876 Balkan bunalımını görüşmek üzere İstanbul Konferansı toplandığı esnada Avrupa devletlerinin iç işlerimize karışmasını engellemek için 23 Aralık 1876'da Osmanlıcılık fikrini savunan Jön Türklerin gayretleriyle Kanun-i Esasi ilan edilerek Meşrutiyet dönemi başlamıştır. Meclisi Ayan ve Mebusan olmak üzere iki tane meclis açılmıştır. Ayanlar meclisi üyeleri padişah tarafından seçilir ve ölene kadar üye kalırlar. Meclis-i Mebusan üyeleri kişide 1 olmak üzere halk tarafından seçilir. Anayasaya göre yürütmeden padişah ve hükümet, yasamadan meclis sorumludur. Fakat son söz padişahındır. Hükümet padişaha karşı sorumludur. Padişahın meclisi açma kapatma yetkisi vardır. Not-1 Halk padişahın yanında ilk kez yönetime katılmıştır. Not-2 93 harbini bahane eden II. Abdülhamit meclisi fethetmiştir. Not-3 1881'de dış borçlarımızla ilgili Duyun-ı Umumiye dış borçlar genel idaresi kurulmuştur. II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ 1908İttihat ve Terakkiciler'in baskıları sonucu II. Abdülhamit 1908 Reval Görüşmeleri sırasında meşrutiyeti yeniden ilan etmiştir. Türkçülük fikri devlet üzerinde etkili olmaya başlamıştır. Not II. Meşrutiyet ile yönetimi fiilen ele geçiren İttihat ve Terakkiciler 1913 Bab-ı Ali baskını ile iktidarı resmen ele geçirmişlerdir. 23 Ocak 1913Bir takım yeniliklerle yürürlüğe giren Anayasaya göre padişahın meclisi açma, kapatma yetkisi sınırlandırılmış, hükümet meclise karşı sorumlu hale gelmiş, devlet kademelerine gelebilmek için müslüman olma şartı Mart Vak'ası 13 Nisan 1909İttihat ve Terakki yönetiminden memnun olmayanlar ve muhalifler isyan etmişler, Selanik' te oluşturulan Mahmut Şevket Paşa komutasındaki hareket ordusu gelerek isyanı bastırmıştır. Not-1 Rejimi değiştirmeye yönelik ilk isyan hareketidir. Not-2 II. Abdulhamit isyanla alakalı görülerek meclis kararıyla tahttan indirilmiştir. Not-3 Mustafa Kemal bu orduda Kurmay Yüzbaşı olarak görev yapmıştır. Not-4 Bu dönemde kız öğrenciler için yüksekokul açıldı. Editör 3 ders notu konu özeti çalışma notları özetler ders anlatım eğitim öğretim kaynakları Arda çelik Taylan Arda çelik bunu sınıfta sundu gerçekten çok başarılı bir yazı bundan dolayı arkadaşlarımla paylaşmak istedim 2016-05-13deniz Bilgiler cok guzel ama sedece bunu demek istiyorum? Osmanli donemide cok toprak kaybedi olar icin cok kotu olmus hemde bizlere olca emek harca toprakar icin simdi teker teker kaybedi an icin cok kotu bir an 2016-05-04mahmut demirkol ayak oyunlarıyla osmanlıdan koparılan topraklarda kurulan devletler; 1912 de Çad,libyai -1911 de cezayir, -1913 de katar,arnavut,kuveyt,kosova,sirbistan,yunanistanimekadonya,bulgaristan, -1918 de suriye,ürdün,batı ıran,israil,yemen,gürcistan,doğu rusya,ortadoğu,lübnan, -1917 de filistin, -1914 de kıbrıs, -1923 de sudan,mısır, 1908 de bosna hersek, 1906 da nijerya, 1919 da 1718 de polonya,estonya,macaristan,voyvodına, 1687 de hırvatistan 1579 da kenya, 1578 de Fas 1588 de umman, 1736 da ermenistamiazarbaycan 1830 da doğu fas 1685 de slovakya, 1774 de ukrayna, 1878 de karadağ,romanya 1861 de bahreyn, 1881 de tunus,eritre 1882 de doğu etopyai,uganda, 1884 de cubuti, 1812 de moldova,. 1885 de somali, 1922 elde kalan TC vatanımız mahmut demirkol 2016-03-26dolunay su Projemi kurtardiniz çok teskkur ederim vikipedi bile bu kadar iyi yazmiyodu 2016-03-20
OSMANLI DEVLETİNDEKİ ISLAHATLARToplum Hayatı Değişiyor Islahat Osmanlı tarihinde gerileme döneminden başlanarak zaman zaman Batı örneğine göre girişilen yenileşme ve ilerleme atılımlarına verilen ad. Osmanlı Devleti’nin Avrupa karşısında XVII. yüzyıldan itibaren gerilemeye başlamasıyla devlet adamları bu duruma çareler aradılar. XVIII. yüzyıldan itibaren gerçekleştirilen ıslahatlarla Avrupa’daki kurum ve gelişmeler alınarak ülkenin ilerlemesi yönünde çalışmalar yapıldı. Islahatlardan en önemlileri haberleşme ve ulaşım alanındaydı. ISLAHATLARI 1730–1754 -Topçu ve humbaracı ocakları ıslah edildi. -Orduda; takım, tabur, bölük ve alay teşkilatı kuruldu. -Orduya subay yetiştirmek için Kara Mühendishanesi Mühendishane-i Berri Hümayun açıldı 1731. III. MUSTAFA 1757–1774 -Tophane ıslah edildi, yeni toplar döktürüldü. -Sürat Topçuları birliği kuruldu. -Maliye alanında düzenlemeler yapıldı. -Donanmaya subay yetiştirmek amacıyla Deniz Mühendishanesi Mühendishane-i Bahri Hümayun açıldı 1773. 1774–1789 -İstihkâm Okulu açıldı. -Sürat topçularının sayısı arttırıldı. -Kara ve deniz kuvvetlerini ıslah etmek için Avrupa’dan subaylar ve uzmanlar getirildi. -Maliye alanında düzenlemeler yapıldı. III. SELİM 1789–1807 -III. Selim döneminde yapılan ıslahatların tümüne “Nizam-ı Cedit” Yeni Düzen denir. -Avrupa tarzında bir ordu kuruldu. Bu orduya “Nizam-ı Cedit Ordusu” denir Nizamı-ı Cedit ordusunun eğitim ve öğretimi için Fransa ve İsveç’ten subaylar getirildi. Bu ordu Akka Kalesi önünde Napolyon’un ordusunu yenilgiye uğrattı. -Nizam-ı Cedit ordusunun masraflarını karşılamak için “İrad-ı Cedit” hazinesi kuruldu. -Kara ve Deniz Mühendishanesi yeniden düzenlenerek geliştirildi. -Yerli malı kullanımı teşvik edildi. -Avrupa’yı yakından takip edebilmek için Londra, Paris, Viyana ve Berlin’de sürekli elçilikler kuruldu. -Okullarda yabancı dil uygulaması başlatılarak Fransızca zorunlu yabancı dil haline getirildi. -III. Selim dönemi Kabakçı Mustafa İsyanı ile sona erdi. Nizam-ı Cedit Ocağı kaldırıldı. ISLAHATLARI 1808–1839 Askeri Alandaki Islahatlar -Sekban-ı Cedit Ocağı kuruldu. -Eşkinci Ocağı kuruldu. -İlk kez askeri amaçlı nüfus sayımı yapıldı, sadece erkekler sayıldı. 1831. -Yeniçeri Ocağı kaldırıldı 1826. Tarihte bu olaya “Vaka’yı Hayriye/Hayırlı Olay” denir. -Yeniçeri Ocağı’nın yerine “Asakir-i Mansure-i Muhammediye” Muhammed’in Övülmüş Askerleri ordusu kuruldu. -Tıp Okulu ve Harp Okulu kuruldu. NOT Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile padişahlar yeniden yönetime egemen olmuştur. Yapılacak ıslahatların önü açılmıştır. Yönetim Alanındaki Islahatlar -Divan kaldırılarak yerine “nazırlılar/bakanlıklar” kuruldu. -Memurlar, “iç işleri/dâhiliye” ve “dış işleri/hariciye” memurları olmak üzere ikiye ayrıldı. -Askeri ve idari işleri düzenlemek için danışma meclisleri kuruldu. -Dirlik sistemi tımar ve zeamet kaldırıldı, memurlara maaş bağlandı. -“Sened-i İttifak” imzalandı Sened-i İttifak; II. Mahmut ile ayanlar [büyük toprak sahipleri] arasında imzalandı. Sened-i İttifak’a göre, ayanlar devlet otoritesini tanıyacak, ıslahatları benimseyecek, buna karşılık bulundukları bölgede vergi toplama hakkını elde edeceklerdi. NOT Osmanlı Devleti’nde demokratikleşme alanında atılan ilk adım 1808 yılında imzalanan Sened-i İttifak’tır. Bu belge ile padişahın otoritesi ilk kez kısıtlanmıştı. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin ayanlara söz geçiremeyecek kadar zayıf olduğunu gösterir. Kültür ve Eğitim Alanındaki Islahatlar -Ortaokul seviyesinde Rüştiye okulları açıldı. -Medreselerin yanında Avrupa tarzında eğitim kurumları açıldı. Bu da kültür ikiliğine neden oldu. -Enderun kaldırılarak yerine devlet adamı yetiştiren okul kuruldu. -İlköğretim zorunlu oldu. -İlk defa Avrupa’ya öğrenci gönderildi. -Harp Okulu, Tıp Fakültesi ve Bando Okulu açıldı. -“Takvim-i Vakayi” adıyla ilk resmi gazete çıkarıldı. Sosyal Alanda Yapılan Islahatlar -Müsadere Usulü, yani devletin vatandaşların mallarına el koyması uygulaması kaldırıldı. -İlk Posta ve Polis örgütü kuruldu. -İlk Karantina Sistemi ve Sağlık Örgütü oluşturuldu. -Kıyafette değişiklikler ve düzenlemeler yapıldı. Memurlara fes ve pantolon uygulaması getirildi. -Devlet dairelerine padişah portresi asılması uygulaması getirildi. Ekonomi Alanında Yapılan Islahatlar -Yerli malı kullanımı teşvik edildi, memur ve asker elbiselerinin yerli kumaştan yapılması emredildi. -Yerli üretimi arttırmak amacıyla yerli üreticiye gümrük kolaylığı sağlandı. NOT Her alanda ekonomik, sosyal, askeri, eğitim gibi ıslahat yapan tek padişah II. Mahmut’tur. NOT 17. yüzyılda Avrupa örnek alınmamış, yapılan ıslahatlar yüzeysel olmuş, padişahın hayatıyla sınırlı kalmış, ayaklanmalar şiddet ve korkuyla bastırılmaya çalışılmıştır. 18. ve 19. yüzyılda yapılan ıslahatlarda Avrupa örnek alınmış, gerilemenin nedenleri araştırılmıştı. ABDÜLMECİD DÖNEMİ 1839–1861 -1839’da Tanzimat Fermanı yayınlandı. Tanzimat Fermanı; Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanarak Gülhane Parkı’nda halka okundu. Fermanın diğer adı da “Gülhane Hatt-ı Hümayunu’dur. Tanzimat Fermanı ile; Osmanlı topraklarında yaşayan herkesin Müslüman, Hıristiyan, Musevi can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması, mahkemelerin açık hale getirilmesi, kanun önünde eşitliğin sağlanması, vergilerin herkesin gelirine göre düzenlenmesi ve herkese mal edinebilme hakkı sağlandı. -1856 tarihinde Islahat Fermanı imzalandı. Islahat Fermanı ile; Hıristiyan ve Musevileri küçük düşürücü sözlerin kullanılmaması, azınlıkların kilise ve okul açması, devlet memuru olabilmesi, il genel meclisine üye olması, din ve mezhep özgürlüğünün tanınması, herkesin kanun önünde eşit olması, herkesin serbest ticaret yapmasına imkân sağlandı. -İlk defa kâğıt para basıldı “kaime” adı verilir. -Galatasaray Sultanisi, Mülkiye, Darüşşüfaka ve Sanat Okulları açıldı. -Yeni yönetim birimleri oluşturuldu. Bunlar; il, liva, kaza, nahiye ve köylere ayrıldı. 1876–1909 -1876’da I. Meşrutiyet Genç Osmanlılar Jön Türkler/Namık Kemal, Mithat Paşa, Ziya Paşa’ın çalışmalarıyla II. Abdülhamit tarafından ilan edildi. I. Meşrutiyet’in ilanı ile; padişahın yetkileri kısıtlandı. Halk ilk kez yönetime katılma hakkı elde etti. 23 Aralık 1876’da Kanun-i Esasi kabul edildi. NOT Kanun-i Esasi, Osmanlı Devleti ve Türk tarihinin ilk anayasasıdır. -Anayasaya göre, padişah meclisi kapatma yetkisine sahipti. II. Abdülhamit, 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı 93 Harbi bahane ederek meclisi kapattı ve milletvekillerini Malta’ya sürgüne gönderdi. -Meşrutiyeti yeniden kurmak isteyen aydınlar İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni kurdular. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Enver Bey ve Niyazi Bey baskılarına daha fazla dayanamayan II. Abdülhamit 23 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’i ilan etti. Kanun-i Esasi bazı değişiklikler yapılarak yeniden ilan edildi. Padişahın meclisi açma-kapama yetkisi kısıtlandı, sürgüne gönderme yetkisi elinden alındı. 31 Mart Olayı Meşrutiyet yönetimine karşı olanların kışkırtmaları sonucu 13 Nisan 1909 günü Hicri takvime göre 31 Mart İstanbul’da ayaklanma çıktı. Ayaklanmayı bastırmak için İttihat Terakki Cemiyeti, Hareket Ordusu adı verilen bir birliği Selanik’ten İstanbul’a gönderdi. Ordunun kurmay başkanı, Mustafa Kemal idi. İsyan bastırıldı. II. Abdülhamit tahttan indirildi. Etiketler Osmanlı Devletinde Islahatlar konu özeti 7. sınıf sosyal admin Yazımızda eksiğimiz olduğunu düşünüyorsanız yorum yazarak bildiriniz.
19. Yüzyılda sadece Osmanlı Devleti için değil, tüm dünya için en belirleyici olay Fransız İhtilal’i ve buradan yayılan başta milliyetçilik olmak üzere demokrasi, hürriyet, eşitlik, adalet gibi fikirlerdir. Çok dilli, çok dinli ve farkı etnik kökenden gelen insanları bünyesinde toplayan bir imparatorluk olan Osmanlı, milliyetçilik fikrinin etkisi ile çözülme içerisine girecektir. Osmanlı Devleti daha önceki dönemlerde de toprak kaybetmiştir; ancak şimdi artık dağılma dönemidir. Bu yüzyılın en önemli özelliği Fransız İhtilali’ndan yayılan milliyetçilik fikrinin etkisi ile Osmanlı’da yaşayan Balkan uluslarının bağımsız olmak amacıyla sürekli isyan etmeleridir. Osmanlı devlet adamları bu isyanları önlemek için bir yandan milliyetçilik fikrine alternatif Osmanlıcılık, Batıcılık, İslamcılık gibi yeni fikirler bulup; diğer yandan bu fikirlerin etkisi ile Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, Meşrutiyet gibi tarihinin en köklü ıslahatlarını yapacaktır. Osmanlı Devleti, bu yüzyılda artık iyice güçten düşmüştür. Kendi topraklarını kendi gücüyle koruyamadığı için denge politikası temel politika haline gelmiştir. Ekonomik açıdan da durum son derece kötüdür. Sanayi İnkılâbının etkileri, kapitülasyonlarla birleşerek Osmanlı ekonomisini yok etmiştir. Öte yandan, devletin içinde bulunduğu ekonomik durum, siyasi ve daha fazla ekonomik tavizi beraberinde getirmiştir. Bu tavizler de ekonominin daha da bozulmasına neden olmuştur. 1792 yılında imzalanan Yaş Antlaşması ile başlayıp 1922 yılına kadar devam eden Dağılma ya da Yıkılma Döneminde, başlarında Osmanlı Devletinin güçsüzlüğünden yararlanmak isteyen Avrupa devletleri Osmanlı egemenliğinde yaşayan Hıristiyanların durumlarını iyileştirmesini bahane ederek Osmanlı’nın iç işlerine karışırlar. ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devletinin Avrupa topraklarından çıkarılması ve buraların paylaşımı ile İstanbul’u alarak yeniden Bizans İmparatorluğunun canlandırılması şekline dönüşür. Bu süreçte Rusya’nın kışkırtması ile Balkanlardaki Hıristiyan azınlıkların isyanlarının başlamasına neden olur. da ise Avrupa devletleri artık Osmanlı topraklarından pay alma yarışına girerler. Hatta o çok bilinen “Hasta Adam” tabiri, Rus Çarı 1. Nikola’nın İngiliz elçisi Sir Hamilton Seymour’a söylemesiyle ortaya çıkar. Rus Çarı İngiliz Büyükelçisine hitaben “Bakınız sayın büyükelçi ortada hasta bir adam var. Her an öldü ölecek. O ölmeden önce biz topraklarını paylaşmalıyız. Biz aramızda anlaşamadan ölürse korkarım büyük bir savaş çıkar.” der. İngiliz büyükelçi ise, o dönemde İngiltere, Osmanlı Devleti’nin yıkılmasını ve Rusya’nın daha fazla güçlenmesini istemediği için “Sayın Çar, neden biz bu hastayı öldürmek yerine iyileştirmeyelim? ” diye sorar. Dağılma Dönemi padişahlarını sıralarsak II. Mahmud 1808 – 1839 Abdülmecid 1839 – 1861 Abdülaziz 1861 – 1876 V. Murad 30 Mayıs 1876 – 31 Ağustos 1876 II. Abdülhamid 1876 – 1909 Mehmed Reşad 1909 – 1918 Mehmed Vahdeddin 1918 – 1922 Athanasios Karantzoulas, II. Mahmud Portresi II. Mahmud Dönemi I. Abdülhamit ile cariyesi Nakşıdîl Sultan’ın oğlu olarak 20 Temmuz 1785’te Topkapı Sarayı’nda dünyaya gelir. Kişiliği ve zihniyeti, reformist kimliğiyle bilinen kuzeni III. Selim’in on sekiz yıllık saltanatında şekillenir. Devrinin önemli devlet ve sanat adamlarının gözetiminde eğitilen II. Mahmud şair, hattat ve müzisyen padişahlar arasında önemli bir yere sahiptir. II. Mahmud, Osmanlı tarihinin belki de en büyük ıslahatçısıdır. Neredeyse her alanda çok büyük ıslahatlar yapıyor, Osmanlı Devleti’ni tam anlamıyla bir dönüşüm içerisine sokuyor. O kadar fazla ve köklü ıslahat yapar ki; Osmanlı tebaası ona “gavur padişah” bile der. II. Mahmud’un yapılan tüm ıslahatların iki genel amacı vardır 1. Sarsılmış durumdaki merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek 2. Her şeyi işlerliğini kaybetmiş ve çağın gerisinde kalmış Devlet teşkilatını yeniden düzenleyerek, işler hale getirmek. II. Mahmud’un Tuğrası III. Selim devri, Kabakçı Mustafa isyanı ile sona erer. İstanbul’da ortaya çıkan bu isyanı haber alan ve Nizam-ı Cedid yanlısı Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa, kendi kuvvetleriyle harekete geçer. İstanbul’a gelerek isyanı bastırır. Bu arada isyancılar III. Selim’i öldürür. Bu yüzden yenilik taraftarı olarak bildiği II. Mahmud’u tahta çıkarır. Sultan’da, kendisini tahta çıkaran Alemdar Mustafa Paşayı sadrazam yapar. Anadolu ve Rumeli’deki ayanların hayli güçlendiğini ve başına buyruk hareket ettiğini düşünen II. Mahmud bu duruma son vermek ister. Alemdarın aracılığı ile ayanlar ile görüşülür ve 1808 yılında Sened-i ittifak imzalanır. Ayan 18 yüzyıldan itibaren İltizam ve Malikâne sistemleri ile Osmanlı Taşrasında giderek güçlenmiş ve devlet otoritesine rakip hale gelmiş yerel güçler. Senedi İttifak’a göre 1. Ayanlar, devletin eyaletlerden asker toplamasına yardım edecek. 2. Ayanlar bulundukları yerlerde devletin vergi toplamasına yardım edecek. 3. Ayanlar da devlet memurları gibi anlaşmaya uyacaklar. Uymayanlara karşı birlikte hareket edilecek. 4. Padişah ağır vergiler koymayacak, eşit ve adaletli vergi alacak. 5. İstanbul’daki yeniçeri ve diğer ocaklarda isyan çıktığında ayanlar emir beklemeksizin İstanbul’a gelerek isyanı önleyecekler. Bu belge ile ilk kez padişahın mutlak otoritesi sınırlandırılmış, Ayanların hakları ve varlığı tanınmıştır. Ancak Sened-i ittifakın imzalanmasında rol oynayan Alemdar Mustafa Paşa kısa bir süre sonra Eşkinci Ocağına tepki gösteren yeniçerilerin isyanı sonucu öldürülür. Ayanların gittikçe güçlenmesinden rahatsız olan II. Mahmut ayanları ortadan kaldırarak, sarsılmış ve sınırlandırılmış durumdaki merkezi otoriteyi tekrar güçlendirmeye çalışır. Bu dönemdeki Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı’ndan ayrılan özelliği; Senedi İttifak’ta hiçbir batılılaşma çabası, Fransız İhtilali etkisi, azınlık isyanı etkisi yoktur. II. Mahmud 1829 yılında gerçekleştirdiği kılık-kıyafet inkilabı sonrasında. Yönetim Alanında Yapılan Yenilikler Divan-ı Hümayun kaldırılır; yerine, Avrupalı devletlerde olduğu gibi Kabine Sistemi yani Nazırlıklar kuruldu. Buna göre Hümayun yerine Heyet-i Vükela, günümüzün Bakanlar Kurulu Hükümet, 2. Sadrazam yerine Başvekil, günümüzün Başkanı, 3. Sadaret Kethüdası yerine Dâhiliye Nazırı, günümüzün İçişleri Bakanı, 4. Reisülküttap yerine Hariciye Nazırı, günümüzün Dışişleri Bakanı, 5. Defterdar yerine Maliye Nazırı, günümüzün Maliye Bakanı, 6. Kazasker yerine Adliye Nazırı, günümüzün Adalet Bakanlığı oluşturulur. Polis teşkilatı, posta teşkilatı kurulur. Devlet memurları iç ve dış diye ikiye ayrılır. Dahiliye içişleri memuru Bürokrat, Hariciye dışişleri memuru Diplomat olarak adlandırılır. Memurlara pantolon, ceket ve fes giyme zorunluluğu getirilir. Memurlara maaş bağlanır zira eskiden Kalemiye sınıfı yaptıkları iş üzerinden harç alıyorlardı. Bu da rüşvet gibi sıkıntılara neden oluyordu. Köy ve mahallelerde muhtarlıklar oluşturulur. Askeri amaçlı ilk nüfus sayımı yapılır sadece erkek nüfus sayılır. Yurt dışına çıkışlarda pasaport uygulaması başlar. İstanbul’a giriş çıkışlarda vize uygulaması başlar. Takvim-i Vekayi adlı ilk resmi gazete yayımlanır. Müsadere usulüne devletin, haksız kazançla zengin olmuş görevlilerin mallarına istediği zaman el koyabilmesi son verilir; böylece devlet memurlarının özel mülkiyet hakları güvence altına alınır. Askeri Alanda Yapılan Yenilikler Nizamı-ı Cedid benzeyen Eşkinci Ocağı kurulur ancak bir yeniçeri isyanı ile kaldırılır. Ardından Sekban-ı Cedit ocağını kurulur fakat yeniçeriler yine ayaklanır; onun için bu ocak da kapatılır. Halk bu ayaklanmalardan çok rahatsızdır. En sonunda 16 Haziran 1826’da, Yeniçeri Ocağı’nın topa tutularak yok edilmesi ve sağ kalanların ise idam edilmesi ile sonuçlanan Vaka-ı Hayriye denilen olay ile Yeniçeri Ocağı kaldırılır. Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni bir ordu kurulur. Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan Yenilikler Medrese eğitiminin yanında yeni anlayışla eğitim yapan okulların açılmasına öncelik verilir. İstanbul da kız ve erkek çocuklarına ilköğretim zoruna hale getirilir. İşlevini kaybeden Enderun’un yerine devlet adamlarını yetiştirmek amacıyla Mektep-i Maarif-i Adliye açılır. Tercüme odaları kurulur. İlk defa yurt dışına öğrenci gönderilir. Mekteb-i Tıbbiye Tıp Fakültesi, Mektebi Harbiye Harp Okulu, Mızıka-ı Hümayun Bando ve Mızıka Okulu, Mektep-i Ulum-u Edebiye ve Rüştiye adlı orta dereceli okullar açılır. Mızıka-ı Hümayun, 1900 Ekonomi Alanında Yapılan Yenilikler II. Mahmud ekonomi alanında bir takım yeni uygulamalar başlatır. Ticaret nezareti kurarak tarım ve ticaret işleri düzene sokar. Ayrıca açılan imalathane ve fabrikalarla ülke sanayisini canlandırmak ister. Yerli malı teşvik edilir, Feshane kurulur. Bakırköy de bez fabrikası açılır. Osmanlı tüccarlarının Avrupalı tüccarlar ile rekabet edebilmesi için gümrük vergilerine kolaylık sağlanır. Eugenio and Raffaele Fulgenzi, Portrait of Sultan Mahmud II, 1838 Bu dönemde Osmanlı devleti dışarıda Sırp, Yunan isyanları ile oldukça sıkıntılı bir süreç yaşar. Osmanlı Devleti’nde, Fransız ihtilali’nden etkilenerek, milliyetçilik fikrinin etkisi ile isyan eden ilk azınlık Sırplardır. Milliyetçilik hareketleri sonucu imtiyaz elde eden ilk toplum da Sırplar olur. 1812 tarihinde Ruslar ile yapılan Bükreş Antlaşması ile özerklik kazanırlar. II. Mahmud’un tahta geçtiğinde 1806 yılında başlayan Osmanlı-Rusya arasındaki savaş devam ediyordu. Rusya, Fransa arasında bazı sorunlar yaşanması; Osmanlı ordularının da yıllarca süren savaştan yorgun düşmesi nedeniyle iki devlet, 1812 yılında Bükreş Antlaşması’nı imzalamak zorunda kalır. 1. Besarabya bölgesinin bırakıldığı Rusya, Eflak ve Boğdan’dan çekilecek. 2. Osmanlı, Bosna ve Eflak’tan 2 yıl vergi almayacak. 3. Osmanlı’ya karşı isyan çıkararak ayaklanan Sırplara kendi içlerinde özerklik verilecek. 4. Sırbistan’daki kaleler ve mühimmatlar Osmanlı kontrolünde olacak. 5. Osmanlı ve Rus gemileri Tuna Nehri’nde serbestçe dolaşabilecek. 6. Osmanlı tarafındaki Tuna ve Prut nehirleri kıyıları sınır kabul edilecek. 7. Anapa Kalesi, Kuban Irmağı’nn kuzeyinden Bzıb Irmağı’nın güneyine kadar iki ırmağın ağızları arasında kalan bölge ile Anapa Kalesi’ni de içine alacak şekilde uzanan Karadeniz kıyılarının kontrolü Osmanlı İmparatorluğu’na bırakılacak. 8. Bzıb Irmağının güneyinden Rioni Irmağına kadarı Karadeniz kıyılarının kontrolü Ruslara bırakılacak. Osmanlı donanmasının 1827 yılında Navarin’de yakılması ve Rusya’nın Osmanlı’ya ödemesi gereken savaş tazminatını ödememesi üzerine Osmanlı-Rus Savaşı kaçınılmaz olur. II. Mahmud, Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı yeni ordusuyla savaştan yenik ayrılır ve 1829 yılında Edirne Antlaşması imzalar. 1. Osmanlı, Yunanistan Krallığı’nın kurulmasını ve bağımsızlığını ilan etmesini kabul edecek. 2. Sırbistan’ın özerkliği genişletilerek Eflak-Boğdan’a özerklik verilecek. 3. Ruslar savaş sırasında işgal ettikleri ve aldıkları yerleri Osmanlı Devleti’ne teslim ederek geri çekilecek. 4. Rus ticaret gemilerine boğazlardan geçiş hakkı tanınacak ve bu gemiler boğazlardan rahat bir şekilde geçebilecek. 5. Osmanlı ile Rusya arasındaki sınır Prut Nehri olarak belirlenecek. 6. Osmanlı, Rusya’ya 3 taksit olarak savaş tazminatı vermeyi kabul edecek. 7. Ahıska, Anapa ve Poti gibi doğuda yer alan kalelerden bazıları Rusya’ya verilecekti. Auguste Couder, Kavalalı Mehmed Ali Paşa, 1841 Osmanlı Devleti, Yunan isyanını bastırma karşılığında Mısır valisi Mehmet Ali Paşa’ya Mora ve Girit valiliğini vaat eder. Ancak Yunanistan bağımsız olunca Mora kaybedilir; bunun üzerine Kavalalı, Girit ve Suriye valiliği ister. İsteği kabul edilmeyince oğlu İbrahim Paşa’yı Suriye’ye yollar; Adana sonrada Kütahya da Osmanlı ordularını yenen İbrahim Paşa İstanbul’u ele geçirme planları yapamaya başlayınca zor durumda kalan Osmanlı Devleti; İngiltere ve Fransa’dan yardım ister. İngiltere olayı iç sorun olarak değerlendirdiği için, Fransa ise Kavalalı’yı desteklediği için yardım etmez. Yardım isteğini kabul eden Rusya donanmasını İstanbul’a gönderince, telaşa kapılan Avrupa devletleri, Mehmet Ali Paşa’yı zorlayarak 1833’de Kütahya Antlaşması’na razı ederler. Buna göre Mehmet Ali Paşa’ya Mısır valiliği yanında Girit ve Suriye valiliği verilir. Oğlu İbrahim Paşa’ya Adana ve Cidde valiliği verilir. Bu durum karşısında 14 Mayıs 1833’de Kavalalı ile Kütahya Antlaşması imzalanır. Mehmet Ali Paşa’ya Mısır valiliği yanında Girit ve Suriye valiliği, oğluna da Adana ve Cidde valiliği verilir. Ancak II. Mahmud hem Kavalalı’ya hem de Avrupa devletlerine güvenmediği için Rusya ile 1833 yılında Hünkar İskelesi Antlaşması’nı imzalar. 1. Osmanlı imparatorluğu ve Rusya arasında yeni bir dostluk temeli atılır, 8 yıl sürecek olan bir antlaşmadır. 2. Osmanlı imparatorluğu Rusya’dan yardım istediği durumlarda Rusya hem karadan hem de denizden Osmanlı İmparatorluğu’na destek verecektir. 3. Eğer Rusya devleti Osmanlı İmparatorluğu’ndan destek isterse Osmanlı İmparatorluğu bütün masrafları kendi hazinesini kullanarak karşılayacaktır. 4. Rusya devleti boğazlardan istediği gibi savaş zamanı dahi olsa geçebilecektir. Bu madde gizli bir madde olarak tartışılmaktadır. Boğazlar sorununun ortaya çıktığı bu antlaşma ile Osmanlının boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını kullandığı son antlaşmadır. David Wilkie, Kavalalı Mehmed Ali Paşa Abdülmecid Dönemi Sultan II. Mahmud ile Gürcü ya da Çerkez cariye Bezmiâlem Kadınefendi’nin oğludur. Küçük yaşta tahta çıkan 16 yaşında padişahların, uzun bir aradan sonra sonuncusudur. Babasının başlattığı köklü değişimleri devam ettiren Sultan Abdülmecid; birçok ilke imza atarken batıyı taklit eden reformlarıyla da eleştirilir. Fatih’ten beri kullanılan Topkapı Sarayı’nı terk edip; Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırarak, değişimi saraydan başlatır. 3 Kasım 1839 yılında Tanzimat Fermanı’nı ilan eder. Gülhane Parkı’nda okunduğu için Gülhane Hattı Hümayunu’da denir. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanmış olan ferman ile başlatılan Tanzimat, Osmanlı modernleşmesi açısından yeni bir dönemi ifade etmektedir. Bu fermanın ilanı ile Osmanlı padişahı, kendi hak ve yetkilerini belirlenen yeni kurallara göre sınırlandırmayı kabul etmiş ve bunu yemin ederek onaylamıştır. Bu ferman ile amaçlanan, Osmanlı’da yaşayan herkesi eşitleştirmek; böylece gayrimüslimlerin devlete karşı isyan etmesini engellemektir. Maddeleri 1. Osmanlı’da yaşan herkesin can, mal, ırz ve namus güvencesi devlet garantisinde olacak. 2. Mahkemeler herkese açık olacak ve hiç kimse yargılanmadan cezalandırılmayacak. 3. Herkesten gelirine göre ve düzenli vergi alınacak. 4. Askerlik vatan görevi haline gelecek ve Osmanlı vatandaşı olan gayrimüslimler askere gidecek. 5. Herkes mal, mülk sahibi olacak bu malları istediği gibi satıp miras bırakabilecek. Böylelikle, kişilerin özel mülkiyet hakkı devlet güvencesi altına alınmıştır. 6. Müsadere usulü kalkacak. Padişah ve devlet adamları bu fermana uyacak. Mısır meselesinde Avrupalıların desteğini almak, Avrupa devletlerinin azınlık haklarını bahane ederek iç işlerimize karışmalarını engellemek için Tanzimat Fermanı, 1840 Londra konferansından önce ilan edilir. Ancak böyle olmadığı gibi daha fazla karışmalarına neden olur. Sultan Abdülmecid Fransız ressam Jean Portet veya Osmanlı ressamları Sebuh veya Ruben Manas tarafından yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nin ekonomisi zirai ürünler ihraç eden ve buna karşılık mamul meta ve belirli gıda maddeleri satın alan bir ekonomi haline gelir bu yıllarda. Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı nedeniyle devlet ekonomik bakımdan zor bir dönem içerisine girer. Diğer taraftan hazinenin zarara maruz kalması mevzubahis olduğu için bu dönemde politik bazı eğilimler ekonomiyi de etkiler. Rus tehlikesine karşı Osmanlı Devleti, İngilizlerden yardım almak için 16 Ağustos 1838’de İngilizlerle Balta Limanı Ticaret Antlaşması’nı imzalar. Antlaşmaya göre Mısır meselesinde İngiltere’nin desteğini almak için İngiltere’ye verilmiş ticari ayrıcalıkları içerir. Bu antlaşma, iç gümrük duvarlarını yıkarak tüm Osmanlı ülkesini pazar haline dönüştürmüştür. Bu durum, Osmanlı ekonomisinin çöküşünü hazırlar, Osmanlıyı İngiltere’nin yarı sömürgesi haline getirir. Mustafa Reşit Paşa 1840 yılında, Kavalalı Mehmet Ali Paşa, İngiltere, Avusturya İmparatorluğu, Prusya ve Rusya ile Londra Antlaşması’nı imzalar. Antlaşmaya göre Mısır, Osmanlı’da kalacak fakat valiliği Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın, ondan sonra da, onun soyundan gelenlerin olacak. Suriye, Adana ve Girit Osmanlı yönetiminde kalacak. Böylece; Mısır özerk bir eyalet haline gelir. Mısır sorunun çözümünde Avrupa devletlerinin verdiği destek ayrıca Hünkâr İskelesi antlaşmasının süresinin dolması boğazlar konulu bir konferansın toplanmasına neden olur. Konferansın sonunda 1841 yılında Londra Boğazlar Sözleşmesi imzalanır. Sözleşmeye göre Boğazlar Osmanlı’da kalacak. Boğazlar barış zamanları tüm devletlerin savaş gemilerine kapalı, ticaret gemilerine açık olacaktı. Böylece boğazlar ilk defa uluslararası statü kazanır. Ancak Osmanlı boğazlar ile ilgili tek başına karar verememiştir; bu yüzden, bu anlaşma ile Osmanlı’nın egemenlik hakları zedelenir. Bunun yanında Rusya’nın sıcak denizlere inmesi engellenmiş, İngiltere ve Fransa karlı çıkarken Rusya Hünkâr İskelesinde elde ettiği haklarını kaybetmiştir. Bu da, Kırım savaşına sebep olmuştur. David Wilkie, Portrait of Abdülmecid 1853-1856 yılları arasında Kırım Savaşı patlak verir. Nedenlerini sıralarsak Rusya’nın, Osmanlı’yı İngiltere ile paylaşma teklifini reddetmesi üzerine bunu tek başına yapmak istemesi; Rusya’nın Londra boğazlar sözleşmesi ile kaybettiği hakları geri kazanmak istemesi; Osmanlı’nın Kudüs ve çevresinin temsilcilik hakkını Katolik Fransa’ya vermesinin Rusya’yı rahatsız etmesi. Rusya’nın, Eflak ve Boğdan işgali ile Kırım Savaşı başlar. İngiltere ve Fransa Osmanlı’ya destek için boğazlara gelirler. Rusya, 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi’nin çiğnendiğini iddia ederek Sinop’ta Osmanlı donanmasını yakar. Bu Osmanlının denizlerde uğradığı 4. felakettir. Bu durum üzerine İngiltere, Fransa, Piyemonte Osmanlı’nın yanında savaşa girerek Kırım’a asker çıkarır. Ayrıca Avusturya, Balkanlar üzerinden Rusya’ya saldırıya geçer. Rusya’nın barış istemesi üzerine 1856 yılında Paris Antlaşması imzalanır. Antlaşmaya göre Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak ve Avrupa devletleri hukukundan yararlanacak. Osmanlı devleti toprak bütünlüğü Avrupa devletleri garantisi altında olacak; böylece Osmanlı ilk kez Avrupa devleti sayılmıştır. Karadeniz tarafsız bir deniz olacak. Osmanlı’da Rusya’da Karadeniz’de donanma bulundurmayacak. Rusya’nın sıcak denizlere inme hayali bir kez daha suya düşer. Boğazlar Londra sözleşmesine göre yönetilecek. Eflak ve Boğdan’a özerklik verilecek. Osmanlı Devleti bu savaş sırasında ilk kez İngiltere’den dış borç alır. Osmanlı Devleti Paris Konferansından hemen önce Islahat Fermanı’nı ilan ederek, Avrupalıların konferansta azınlık haklarını gündeme getirmesini, dolayısıyla iç işlerimize karışmalarını engellemek ister. Ancak buna engel olamadığı gibi, Islahat Fermanı, Paris Antlaşmasının metnine eklenerek fermanda vaat edilen hakların gözetimi Avrupalı devletlere verilmiş olur. Sultan Abdülmecid Sultan Abdülmecid, Tanzimat fermanı ile başlayan yenileşme hareketlerinin devamı getirmek; devletin dağılmasını engellemek için 18 Şubat 1856’da Islahat Fermanı’nı ilan eder. Fermanın Amacı; Osmanlı’da yaşayan Müslüman ve gayrimüslim tebaayı eşit hale getirmektir. Fermanın yayınlanmasında etkili olan dış sebepler ise Paris Konferansı’nda Osmanlı Devleti üzerindeki baskıları azaltmak, konferanstan olumlu sonuçlar almak. Balkanlardaki isyanların sona erdirmek. Avrupalı devletlerin, özellikle Rusya’nın Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışarak azınlıkları kışkırtmasını engellemektir. Maddeleri olmayan halka din ve vicdan özgürlüğü sağlanacaktır. 2. Okul, kilise, hastane gibi binaların tamiri ve yeniden inşaası sağlanacaktır. 3. Hıristiyan ve Yahudi azınlığı küçük düşürücü sözler yasaklanmıştır. 4. Hıristiyan azınlıklara devlet memurluklarına ve çeşitli okullara girme imkânı verilmiştir. 5. Mahkemelerin açık yapılması, herkesin kendi dinine göre yemin etmesi, hapishanelerin ıslahı ve kanunların azınlıkların diline çevrilmesi kararlaştırılmıştır. 6. Vergiler herkesin gelirine göre alınacak, cizye vergisi ile iltizam usulü kaldırılacaktır. 7. Azınlıklara bedelli askerlik getirildi. 8. Hıristiyanlar da il genel meclisine üye olabilecekler. 9. Yabancılara da vergilerini vermek şartıyla mal, mülk sahibi olma imkânı verilmiştir. 1o. Gayrimüslimlere kendi banka, şirket, okullarını açma imkânı verilmiştir. Böylece gayrimüslimler, müslümanlarla eşit vatandaşlar haline getirildi. Osmanlıcılık düşüncesi doğrultusunda gayrimüslimlerin devlete olan bağlılıkları artırılmaya çalışıldı. Ancak gayrimüslimler tanınan hakları yeterli bulmadılar. Onlar, müslümanlarla eşit olmayı değil, bağımsız olmayı istiyorlardı. Müslüman halk ise gayrimüslimlere daha fazla hak tanınmasından rahatsızlık duydu. Üstelik Osmanlı Devleti Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmalarını da engelleyemedi. Rupen Manas, Portrait of Abdulmecid I, 1857 Sultan Abdülmecid döneminin diğer ıslahatlarını sıralarsak 1857’de Maarifi Umumiye Nezareti kuruldu Milli Eğitim Bakanlığı, Arazi kanunnamesi çıkarıldı, Darü’l muallimin erkek öğretmen okulu açıldı. Muhassıllıklar vergi tahsilinden sorumlu makam kuruldu, ceza, ticaret kanunları hazırlandı. Polis, posta ve jandarma teşkilatları kuruldu. Bankacılık faaliyetleri başladı. 1851’de Encümeni Daniş Bilim akademisi kuruldu. İstanbul’da ilk belediye teşkilatı ve il genel meclisleri kuruldu. Kafa kâğıdı denilen kimlikler çıkarıldı. Heybeliada’da Ruhban okulu açıldı. Şirketi Hayriye denizcilik işletmesi kuruldu; 1856’da ilk demiryolu İzmir-Aydın arasında kuruldu. İrlanda’daki kriz için para yardımı yapıldı. Kırım Savaşı sırasında, Edirne-Varna-Kırım arasında ilk telgraf hattı kuruldu. Şirketi Hayriye Jetonu Abdülaziz Dönemi Sultan II. Mahmud ile Kafkasyalı Şapsığ Çerkez kökenli Pertevniyal’in oğludur. Halk arasında Sultan Aziz olarak tanınır. Osmanlı Devleti’nin en buhranlı asrında tahta geçen Sultan Abdülaziz; yenilikleri sürdüreceğini bildirir. 1 Nisan 1868’de devlet yönetiminde köklü değişikliklere gidilir. Kuvvetler ayrılığı prensibi kabul edilir; mahkemeler bağımsız hale getirilir. Bugünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temeli olan Şûrâ-yı Devlet kurulur. Sultan Abdülaziz gittikçe şiddetlenen mali sıkıntı ve Balkanlarda peş peşe ayaklanmalara rağmen; yönetimdeki kontrolünü gevşetmek niyetinde değildir. Alınan sıkı tedbirler, devletin mali durumunu biraz düzelttiyse de; sonraki yıllarda saray masraflarının aşırıya kaçması ve Avrupa’dan alınan borçlarla yürütülen yenileşme çabaları, mali vaziyeti tam bir iflas noktasına getirir. Abdülaziz döneminde baş gösteren mali sıkıntının en önemli nedenlerinden biri yaptığı yeniliklerdir. 1863 yılında yerli üretimi canlandırmak ve modernleştirmek üzere Islah-ı Sanayi Komisyonu kurulur. Bu doğrultuda Hazine-i Hassa’dan esnafa düşük faizli kredi verilir. Abdülaziz tahta geçtikten sonra önceliği Rus tehdidine karşı ordu ve donanmanın yenilenmesine verdi. Silahlanmaya hem kendi tahsisatından hem de borçlanmalarla düzenlenen devlet bütçesinden milyonlarca lira harcadı. Satın alınan büyük çaplı toplarla Boğazlar ve sınır kaleleri tahkim edildi. Prusya’dan uzman subaylar getirtilerek 1866’da Harbiye Mektebi yeniden düzenlendi. Askerî Rüşdiyeler açıldı. Bugün Beyazıt’ta İstanbul Üniversitesi merkez kampüsü olarak kullanılan kompleks Seraskerlik olarak hizmete açıldı. Denizciliğin gelişmesi için Bahriye Nezareti kuruldu 1867. Donanmanın güçlenmesine çalışıldı. Avrupa’dan zırhlı gemiler alındı. Denizcilik eğitimine önem verildi. Bayındırlık ve askeri alanda yapılan yeniliklerini sıralarsak Tersane ve Tophane’nin modernleştirilmesi, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının Avrupa’dan alınan toplarla tahkim edilmesi, Taksim, Gümüşsuyu, Taşkışla kışlalarıyla; Mekteb-i Harbiye ve Seraskerlik binalarının inşa edilmesini sayabiliriz. Bunun yanında Feshane’nin genişletilmesi, Haydarpaşa-İzmit, İzmir-Aydın ve İstanbul’u Avrupa’ya bağlayan demiryollarının yapımı; telgraf şebekesinin genişletilmesi, dünyada ilk metrolardan biri olarak kabul edilen Karaköy-Beyoğlu tünelinin açılması, ilk atlı tramvayın hizmete sokulması, donanmanın yenilenip büyütülerek güçlendirilmesi ve modern askeri fabrikaların kurulması. Eğitim alanındaki yenilikler ise Mekteb-i Sultani Galatasaray Lisesi, Darülfünün İstanbul Üniversitesi, Dârülmuallimât kız öğretmen okulu, tıbbiye ve sanayi mektepleri gibi modern okulların açılması; eğitim sistemini yeniden teşkilatlandırmak üzere Maarifi Umumiye Nizamnamesi’nin kabul edilmesi sayılabilir. Türk matbuatının gelişmesi, özel gazete ve mecmuaların artan sıklıkta yayın hayatına başlaması, kahvehane ve tiyatro binalarının çoğalması; kulüp, suare ve baloların sosyal hayatta yaygınlaşması Abdülaziz döneminde gerçekleşir. Sultan Abdülaziz, 30 Mayıs 1876’da başta Serasker Hüseyin Avni Paşa olmak üzere diğer bazı Osmanlı bürokratlarının tertip ettikleri bir darbe ile tahttan indirilir. Abdülaziz’in tahttan indirildikten üç sonra yapılan resmi açıklamada, gözetim altında tutulduğu Topkapı Sarayı’nda intihar ettiği kamuoyuna duyurulur. Ölümü çokça tartışılan bir konu olarak tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamaz. Sultan Abdülaziz V. Murad Sultan Abdülmecid ile Çerkez asıllı cariye Şevkefza Kadınefendi’nin oğludur. Osmanlı tahtında en kısa süre kalan padişahtır. 93 gün – 3 ay. Tahta çıkınca bu kadar yükü kaldıramayacağını bildiği için olsa gerek sinirleri alt üst olur. Tahttan inince Çırağan Sarayı’na yerleştirilen V. Murad’ın hastalığı sonradan iyileşir. Vaktini okumak ve torunlarını okutmakla geçirir. II. Abdülhamid Dönemi Sultan Abdülmecid ile Çerkez asıllı cariye Tirimüjgan Kadınefendi’nin oğludur. Sultan II. Abdülhamid hakkında bugüne kadar olumlu ve olumsuz olarak pek çok şey söylenir ve yazılır. Onun için kimileri çok olumlu kimileri ise çok olumsuz şeyler yazmıştır. II. Abdülhamid II. Abdülhamid tahta çıktıktan sonra Osmanlı dış politikasında çok zor bir döneme girilir. Yeni Osmanlıların Şinasi, Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya Paşa, Agah Efendi baskısıyla II. Abdülhamid, 23 Aralık 1876’da, I. Meşrutiyet’i ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk ve son anayasası Kanun-i Esasi’yi ilan eder. I. Meşrutiyet, hem Avrupa devletlerinin baskısı hem de çökmekte olan Osmanlı Devleti’nin yenilenmesi ve yaşatılması amacıyla ilan edilmiştir. Meclis-i Mebusan ve Ayan Meclisi üyelerinden oluşan ilk meclis ise 19 Mart 1877’de açılır. Osmanlının balkanlardaki eyaletlerinin yönetim şeklinin düzenlenmesini isteyen Avrupa devletlerinin yaptığı İstanbul Tersane Konferansı’nın toplandığı gün, Osmanlı Devleti Meşrutiyeti ilan eder. Avrupalı devletlere “konferansın toplanmasına gerek yok; Azınlık haklarını sizin korumanıza da gerek yok. Çünkü biz Meşruti yönetime geçtik. Yani artık Osmanlı topraklarında yaşayan herkes temsil edilecek, herkes kendi hakkını koruyabilir.” demeye çalışmışlardı. Meşrutiyetin ilanı ile Osmanlı Devleti’nin yönetim şekli rejimi değişir. Mutlak monarşiden meşruti monarşiye geçilir. Tarihimizde ilk kez halk sınırlı da olsa Padişahın yanında yönetime katılmıştır. Sadrazam Mithat Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından tarihimizin ilk Anayasası olan Kanun-i Esasi hazırlanır. Böylece tarihimizde ilk kez Anayasal düzene geçilir. Yani bundan sonra Padişah, devleti istediği gibi değil, Anayasanın kendisine çizdiği sınırlar içerisinde yönetecektir. Yasama gücünün kullanımı iki meclise verilir. Meclis-i Mebusan Üyeleri halk tarafından, 4 yıllığına seçilen mebuslardan milletvekili oluşan meclistir. Meclis-i Ayan Üyeleri, Padişah tarafından, ömür boyu seçilen ayanlardan bürokrat oluşan meclistir. II. Abdülhamid İstanbul Tersane Konferansı’nda alınan Sırbistan ve Karadağ’a bağımsızlık verilmesi, Bulgaristan ve Bosna-Hersek’e özerklik verilecek olmasını Osmanlı Devleti kabul etmez. Bunun üzerine 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı 93 harbi başlar. Osmanlı-Rus savaşını bahane gösteren Sultan; 1877 yılında Kanun-i Esasi’yi yürürlükten kaldırır; böylelikle I. Meşrutiyet sona erer. Plevne’de Gazi Osman Paşa’nın destansı savunması ve Doğu Anadolu’da Gazi Ahmed Muhtar Paşa’nın bazı başarıları dışında Osmanlı ordusu Rus ordusu karşısında tutunamaz. Rus ordusu Ayastefanos’a Yeşilköy kadar gelir; İstanbul düşmek üzeredir, barış yapmak zorunludur. 3 Mart 1878’de Ayastefanos Antlaşması imzalanır. Bu antlaşma ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlıklarını elde eder. Tuna boylarından Akdeniz bölgesine kadar ise büyük bir Bulgaristan Prensliği kurulur. Osmanlı Devleti’nin ise Avrupa’da Trakya, Bosna Hersek ve Arnavutluk toprakları kalır. Ayastefanos Antlaşması ile birlikte Rusya, Balkanlar’da egemen bir hale gelir. Ancak Ayastefanos Antlaşması imzalansa da uygulanmaz. Ayastefanos Antlaşması’nın imzalandığı konak Rusya’nın, Osmanlı Devleti üzerinde hakim bir duruma gelmesi, Avrupa devletlerini, bilhassa İngiltere’yi harekete geçirir. Rusya, Avusturya-Macaristan, Almanya, Fransa ve İtalya ve İngiltere ile 13 Temmuz 1878 yılında Berlin Antlaşması imzalanır. Antlaşmaya göre 1. Bulgaristan üçe ayrılacak, asıl Bulgaristan Osmanlı’ya bağlı bir prenslik olacak. Doğu Rumeli ve Makedonya Osmanlılarda kalacak. Ayastefanos Antlaşması ile Berlin Antlaşması arasındaki en büyük fark bu maddede olur. Çünkü İngiltere, Büyük Bulgar Krallığının kurulmasını engelleyerek; Rusların Bulgaristan üzerinden sıcak denizlere inmesini engellemiş olur. 2 Kars, Ardahan, Batum Rusya’ya verilecek, Doğubayazıt Osmanlılarda kalacak. 3 Bosna ve Hersek Osmanlı toprağı sayılacak. Ancak yönetimi geçici olarak Avusturya’ya verilecek. 4 Ermenilerin yaşadığı yerlerde ve Girit’te ıslahat yapılacak. 5 Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaş tazminatı verecek. 6 Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam bağımsız olacak. İngiltere’nin bu antlaşmada Osmanlı topraklarının parçalanmasına izin vermesi 19. yüzyıl boyunca uyguladığı Osmanlı topraklarını koruma politikasını terk etmesi anlamına gelir. Hatta Berlin konferansından önce bir oldu bitti ile Kıbrıs’ı da işgal eder. Osmanlı Devleti ise konferansta İngiltere’nin desteğini kaybetme endişesiyle buna ses çıkarmaz. Günümüzde İstanbul Erkek Lisesi olan Düyûn-ı Umûmiye Binası II. Abdülhamid, Mebusan Meclisi’ni feshettikten sonra planladığı mali politikasını geliştirmek için imkan bulur. Padişah kendi geliştirdiği, içinde çok önem verdiği mali konuların bulunduğu Osmanlı mali sisteminin hemen tamamını kapsayan programını, 1879 yılı başlarından itibaren uygulamaya başlar. 1881 yılında Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını denetleyen ve 7 üyesinin sadece 2’si Türk diğerleri Avrupa Devletlerinden oluşan Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kurulur. Ne yazık ki bu kurum, Osmanlı mali kaynaklarının önemli bir bölümünü doğrudan denetleyecek ve sağladığı gelirleri Avrupa ülkelerine aktaracak ve merkezi hükümetin bağımsız kararlar almasının da önünü tıkayacaktır. II. Abdülhamid döneminde, devlet siyasetinde özellikle eğitim, sağlık ve kültürel alanlarda değişim yoğun olarak yaşanır. Döneminde yapılan ilk kız okulları, Etfal Hastanesi, Darüşşafaka, Darülaceze gibi kurumlar, Avrupa’da görülen sosyal politika uygulamaları örnek alınarak oluşturulur. 24 Temmuz 1908’de İttihat ve Terakki’nin baskıları ve ayaklanmaları karşısında II. Meşrutiyet ilan edip, Kanun-i Esasi’yi yeniden yürürlüğe koyar. II. Meşrutiyet çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunu kurtarmak amacıyla ve uzun süren bir baskı dönemine tepki olarak ilan edilir. II. Abdülhamid 31 Mart Ayaklanması sonrasında; ayaklanmanın bastırılmasında etkin rol oynamadığı; hatta onlarla birlikte olduğu iddiaları ile 27 Nisan 1909 tarihinde tahttan indirilir. II. Abdülhamid tahtan indirildikten sonra üç buçuk sene Selanik Alatini Köşkü’nde gözaltında tutulur. Balkan Savaşları sırasında İstanbul Beylerbeyi Sarayı’na nakledilerek burada gözaltı süreci devam eder; 10 Şubat 1918 tarihinde İstanbul’da vefat eder. Sultan V. Mehmed Reşad Sultan V. Mehmed Reşad Dönemi Sultan Abdülmecid ile Çerkez cariye Gülcemal Kadınefendi’nin oğludur. Annesinin Sofia adında ve Arnavut asıllı olduğunu yazan kaynaklarda vardır. Sultan V. Mehmed Reşad tahta çıktığında 65 yaşındadır. Jön Türkler’in tercih ettiği bir padişah değildir. V. Murad sonra Yusuf İzzeddin Efendi tercih edilir; fakat sağlık problemleri nedeniyle tek aday olarak kalır. Sultan Reşad, Sultan II. Abdülhamid’in padişahlığı sırasında hapis hayatı yaşadığı için devlet işlerinde tecrübe edinemez; zaten yumuşak huylu ve zayıf iradelidir. Bu nedenlerle padişahlığı sırasında devlet yönetimi daha çok İttihat ve Terakki Partisi’nin genç ve dinamik ileri gelenlerinden Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa’nın elinde kalır. İttihat ve Terakki’nin yönettiği saltanat yılları halk arasında; Sultan Reşad Zamanı, Devr-i Meşrutiyet, Hürriyet olarak anılmıştır. Reşat Altınını piyasaya süren; zırhlılara, gemilere, köy ve kasabalara Reşadiye adını veren İttihat ve Terakki Fırkası liderleri, kapalı kapılar ardında padişahın bunaklığından söz ederler. V. Mehmed’in ilk saltanat günlerinde adi suçluların ve özellikle 31 Mart Olayı ile ilişkili ve İttihat ve Terakki Partisi aleyhtarı siyasi suçluların kentin meydanlarında asılmalarına onay vermeyeceğini mabeyn üyelerine ısrarla bildirmesine rağmen; İttihat ve Terakki’nin ısrarlarına karşı gelemeyip bunlara onay vermek zorunda kalır. Şehir halkı meydanlarda kurulan darağaçlarına asılan suçluların cesetleri İstanbul’da olağan görüntüler haline gelir. Mehmed Reşad saltanat döneminde, çok sayıda kanun, kararname ve irade-i seniyye hiçbir itiraz şerhini koymadan; hatta farkına varmaksızın onay verir. Enver Paşa Padişah olarak ilk icraatları ikamet ettiği sarayı ve cuma alaylarını değiştirilmesi olur. Abdülhamid’in ikamet sarayı olan Yıldız Sarayı’ndan ayrılır ve Dolmabahçe Sarayı’na yerleşir. Haftalık cuma alayı semtin değişik camilerinde yapılmaya başlar; bu nedenle Abdülhamid döneminde kullanılmaması nedeniyle çürüyen landolar ve saltanat arabaları onarılır. Şehir yollarına alışık yeni atlar satın alınır; seyis ve arabacılara yeni sırmalı üniformalar hazırlanır. Alman hayranlığının zirvede olduğu yıllardır. Hatta V. Mehmed’in bıyıkları bile etkilenir bundan; Wilhelm kâri bıyık erkeklerin simgesi olur. Sultan V. Mehmed Reşad’ın saltanatının ilk yıllarında; Doğu Anadolu’da, Balkanlar’da çeşitli karışıklıklar çıkar. Sultan Reşad bu karışıklıkları önlemek için Rumeli’ye gider. 1911-192’de Trablusgarp Savaşı’nda, içlerinde Atatürk’ün, Enver Paşa’nın da bulunduğu genç subayların başarılı direnişleriyle İtalyanlara karşı başarı elde edilse de; Balkan Savaşı’nın başlamasıyla bu yetenekli subaylar İstanbul’a çağrılır. Sonunda, İtalyanlarla Uşi Antlaşması 1912 imzalanır. Antlaşmaya göre Trablusgarp ve Bingazi İtalyanlara bırakılır. 12 ada ise, Balkan Savaşları sonunda Osmanlı Devleti’ne geri verilecekti; ancak İtalyanlar sözlerinde durmazlar ve böylece Ege’deki Türk egemenliği de sarsılmaya başlar. Atatürk, Trablusgarp 8 Ekim 1912’de yaşanan I. Balkan Savaşı sonunda, Osmanlı Devleti Makedonya’yı, Batı Trakya’yı, Edirne’yi, İtalyan işgali dışında kalan Ege adalarını kaybeder; 30 Mayıs 1913 yılında, Balkan Savaşı’nı kaybetmesi nedeniyle Bulgaristan Krallığı ile Londra Antlaşmasını imzalamak zorunda kalır. Bu antlaşma ile; Ege adalarının geleceğinin belirlenmesi Arnavutluk sınırlarının çizilmesi büyük devletlere bırakılır. Girit hukuken Yunanistan’a bırakılır, Midye-Enez hattının batısında kalan topraklarda Balkan Devletlerine bırakılır, Edirne Bulgaristan’da kalır. Balkan Savaşları’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadığı bozgunun ardından; 22 Ocak 1913 günü Meclis toplanır ve Balkan devletleri ile nasıl bir anlaşma yapılması gerektiği konusu tartışılır. Bu toplantıdan bir an önce barış anlaşmasının imzalanması kararı çıkar. Hükümete muhalif olan ve Bulgar kuşatması altında bulunan Edirne kentinin barış müzakereleri döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin tertiplediği ve başrolde de Enver Paşa’nın bulunduğu bir girişim neticesinde Kâmil Paşa kabinesi kanlı bir şekilde devrilir. Bâb-ı Âli Baskını olarak tarihe geçen bu olayın ardından 23 Ocak 1913 Perşembe günü Mahmut Şevket Paşa, Sadrazamlık makamına getirilir. İttihat ve Terakki Partisi artık siyasi olarak bütün kontrolü ele geçirir. Bu askeri darbe Kâmil Paşa’nın istifası ve Nâzım Paşa’nın öldürülmesi ile sonuçlanır. İttihatçı fikirlere sahip bir grup genç subayın yaptıkları bu operasyon sonucunda İttihat ve Terakki’nin diktası tam anlamıyla başlar. Bu baskınından sonra artık Sultan V. Mehmed Reşad devlet yönetimindeki bütün denetimini yitirir. Sultan Mehmed Reşad Birinci Balkan Savaşı sonrası, oluşan sınırlar yüzünden tüm devletler rahatsızdır; toprak paylaşımının adaletsiz ve taraflı olduğunu, Bulgaristan’ın hak ettiğinden daha fazla toprak aldığını düşünürler. Bu savaşın, tek hedefi Bulgaristan’dır. Böylece Yunanistan, Romanya, Karadağ, Arnavutluk birlik olunca, Bulgaristan ağır bir yenilgi alır. Bunu fırsat bilen Enver Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, 21 Temmuz 1913 tarihinde Edirne’ye girer. Tek kurşun atmadan, Edirne, Kırklareli ve Dimetoka geri alınır. II. Balkan Savaşı sonrasında imzalanan antlaşmalar arasında, en zararlı çıkılan Yunanistan ile imzalanan 14 Kasım 1913 tarihli Atina Antlaşması olur. Antlaşmaya göre Selanik ve Yanya Yunanistan’a verilir. Osmanlı, Girit’in Yunanistan’a ait olduğunu kabul eder. Yunanistan’da yaşayan Türklere azınlık hakları verilir. İttihat ve Terakki liderlerinin özellikle de; Enver Paşa’nın etkisiyle devlet hiç hazır olmadığı Birinci Dünya Savaşı’na girer. Sultan Reşad, Birinci Dünya Savaşının sonucunu göremeden 3 Temmuz 1918 tarihinde vefat eder. Sultan VI. Mehmed Vahdettin Sultan VI. Mehmed Vahdettin Dönemi Sultan Abdülmecid ile Çerkez asıllı cariye, Gülüstü Kadınefendi’nin oğludur. Sultan V. Mehmed Reşad tahta çıktığında Abdülaziz’in oğlu Yusuf İzzettin veliaht olur. Kendisinden 6 ay büyük kardeşi Şehzade Süleyman’ın o yıl ölmesiyle Vahdettin tahtın ikinci varisi olur. Yusuf İzzettin intihar edince Vahdettin veliaht olur. Vahdettin tahta çıktığı sıralarda, Birinci Dünya Savaşı hemen her cephede Osmanlı ordularının yenik düşmesiyle bitmek üzereydi. Saltanatının daha dördüncü ayını bile doldurmadan zor duruma düşen Sultan, zaman kazanmaya çalışır. Devletin içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesinin ancak İngiltere ve Fransa’nın kazanılmasıyla mümkün olabileceğine inandığından İngiliz dostluğu ve Fransız yakınlığı politikasını benimser. I. Dünya Savaşı’nın sonlarında ortaya çıkan şartlar, müttefiklerinin durumu, mali sıkıntılar, Irak, Suriye-Filistin ve Hicaz cephelerindeki başarısızlık ile birlikte; Trakya üzerinden İstanbul’a yönelik bir harekat ihtimali karşısında Osmanlı yöneticileri mütareke istemekten başka çıkar yol bulamazlar. İtilaf Devletleriyle 30 Ekim 1918 tarihinde, Osmanlı devletini fiilen bitiren Mondros Mütarekesi’ni imzalarlar. Antlaşmaya göre Boğazlar tüm devletlere açık olacak ve İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek, bütün haberleşme-ulaşım araç ve gereçleri İtilaf Devletleri’nin kontrolüne verilecek, güvenliği sağlayacak askerden fazlası terhis edilecek, Osmanlı savaş gemileri derhal teslim edilecek ve gösterilecek olan Osmanlı limanlarında gözaltında bulundurulacak, İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktı. 13 Kasım 1918’de İstanbul, İtilaf Devletlerince işgal edilir. İstanbul’da, işgal ya da mütareke dönemi denen 4 yıllık acı dolu günler başlar. Bütün bu gelişmeler karşısında hiç bir varlık gösteremeyen Vahdettin, Meclis-i Mebusan’da görünür ve 21 Aralık 1918’de meclis fes edilir. İzmir başta olmak üzere Ege bölgesinde işgaller başlar. 16 Mayıs 1919’da, Mustafa Kemal Paşa padişahla görüşüp Bandırma Vapuruyla Milli Mücadele’nin başladığı nokta olan Samsun’a hareket eder. Vahdettin, Şura-yı Saltanatı toplar; birtakım kararlar alır ama bunların uygulanması imkansızdır. İşgalleri protesto amacıyla Fatih, Sultanahmet, Üsküdar, Kadıköy’de mitingler yapılır. Vahdettin’e en çok zarar veren kişilerden biri olan kayınbiraderi Damat Ferit Paşa; Anadolu’da başlayan Kuvayı Milliye hareketine karşı Kuvayı İnzibatiye hareketini oluşturur. 10 Ocak 1920’de Meclis-i Mebusan toplanır; Rauf Orbay, saltanat hükümetiyle temaslarda bulunur. Devlet yönetiminde artık iki başlı bir durum söz konusudur İstanbul Hükümeti ve Atatürk önderliğinde Milli Mücadele Hareketi. 11 Nisan 1920’de Sultan Vahdettin Meclis-i Mebusan’ı kapatır. Dağılan meclis üyelerinin birçoğu Ankara’ya giderek, 23 Nisan 1920’de açılan TBMM’ye katılırlar. Sadrazam Damat Ferit Paşa 22 Temmuz 1920’de, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Belçika, Ermenistan, Yunanistan, Polonya, Hicaz, Romanya, Çekoslovakya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ile Sevr Antlaşmasını imzalar. Misak-ı Milli’ye aykırı olması ve Türk milletinin bağımsızlığını tamamen ortadan kaldıran bir anlaşma olması nedeniyle TBMM tarafından tanınmaz ve hiç uygulanmaz. Atatürk bir yıldız gibi parlar ve Milli Mücadele hareketi ile bağımsızlığımızı kazanırız. Milli Mücadele’nin kazanılmasının ardından hayatını tehlikede gören Sultan Vahdettin, İngilizlere sığınır. Sığınma talebini kabul eden İngilizler önce onu Malta’ya götürür ancak burada fazla kalamayan Vahdettin; Hicaz Kralı’nın daveti üzerine Mekke’ye gider. Bu arada İngilizler onun halife sıfatından faydalanmayı düşünmüşlerse de; bu hususta ciddi teşebbüslerde bulunmazlar. Hicaz’ın havasına alışamayan son sultan bu kez vefatına kadar ikamet edeceği San Remo’ya gider; 16 Mayıs 1926’da orada vefat eder. Kaynak Osmanlı Tarihi 1789-1908, Tanzimat Dönemi Ve Osmanlı İmparatorluğunda Değişen Yönetim Anlayışı, Atatürk İlkeleri Ve İnkilap Tarihi I, 19. Yüzyılda Osmanlı Devşeti Dağılma Dönemi
Error 522 Ray ID 737f0445cf5bb740 • 2022-08-09 081111 UTC AmsterdamCloudflare Working Error What happened? The initial connection between Cloudflare's network and the origin web server timed out. As a result, the web page can not be displayed. What can I do? If you're a visitor of this website Please try again in a few minutes. If you're the owner of this website Contact your hosting provider letting them know your web server is not completing requests. An Error 522 means that the request was able to connect to your web server, but that the request didn't finish. The most likely cause is that something on your server is hogging resources. Additional troubleshooting information here. Cloudflare Ray ID 737f0445cf5bb740 • Your IP • Performance & security by Cloudflare
19 yy padişahları ve ıslahatları