rlkvP4. Kirpik liftingi özellikle son zamanlarda en popüler kalıcı makyaj uygulamalarından biri. Peki kirpik liftingi tam olarak nedir? Nasıl uygulanır? Aklındaki tüm sorulara cevap bulmaya geldik! “Kirpik liftingi nedir?” diye soracak olursan, kirpikleri 2-3 ay kadar süreyle kalıcı bir şekilde kaldırma ve kıvırma işlemi olarak özetleyebiliriz. Özellikle düz kirpiklere sahip olanların sık tercih ettiği bu uygulama, kirpiklere sürülen bazı kimyasal solüsyonlar ile uzun süreli kalkıklık ve kıvrıklık kazandırıyor. Şimdi yazımızın devamında, kirpik liftingi hakkında tüm detayları ve önerilerimizi seninle paylaşıyoruz. Kirpik liftingi yaptırmadan önce mutlaka bu yazıyı okumalısın! Kirpik liftingi nasıl uygulanır? Kirpik liftingi uygulamasında, kirpiklere uzun süreli kıvrık ve kalkık bir etki vermek için kirpik çizgisine ilk olarak silikon bir ped yapıştırılıyor. Sonrasında da kirpikler tek tek geri doğru taranarak yapıştırılıyor. Hemen ardından da bu kıvrıklığı korumak için bazı solüsyonlar birkaç adımda uygulanıyor. Bazı durumlarda da kirpikler kirpik bigudisine sarılıyor. İlk aşamada geriye doğru yapıştırılmış kirpiklere mikro çubuklarla jel bir solüsyon sürülüyor ve yaklaşık 15-20 dakika kadar bekletiliyor. Bu aşamada, kirpiklerin tek tek ayrılması ve solüsyonun her bir kirpiğe eşit şekilde sürülmesi önemli. İkinci adımda kirpiğe başka bir solüsyon daha sürülüyor ve tekrar bekletiliyor. En son adımda da kirpiklere keratin yüklemesi ve renk veren bir solüsyon daha sürülerek kirpik liftingi uygulaması tamamlanıyor. İşlemin tamamı 45-60 dk arası sürüyor. Kirpik liftinginde nelere dikkat etmek gerek? Öncelikle, eğer kirpik liftingi yaptırmaya kararlıysan, bunun kimyasal bir işlem olduğunu ve hassas ciltlerde bazı reaksiyonlara yol açabileceğini göz önünde bulundurmalısın. Kirpik uygulaması yaptıracağın yerin bu konuda uzman olmasına ve gerekli hijyen koşullarını sağladığına emin olmalısın. Kirpik liftingi uygulamasından önce göz makyajını kusursuz bir şekilde temizlemeli, kirpiklerinde herhangi bir ürün kalıntısının kalmamasına ve kuru olmasına mutlaka dikkat etmelisin. Kontakt lens kullanıyorsan, uygulama öncesi mutlaka çıkarmalısın. Eğer arpacık, alerji, tahriş, kirpik dökülmesi gibi durumlar yaşıyorsan, uzmanlar tarafından kirpik liftingi uygulamasının önerilmediğini bilmelisin. Bir de bu uygulamanın kalıcılık süresinin kişiye göre farklılık göstereceğini unutma. Kirpik liftinginin etkisi ortalama olarak 2-3 ay arası sürüyor. Uygulama sonrası kirpikler kuruduktan sonra yüzünü yıkayabilir ama göz makyajı yapmak ve maskara uygulamak için en az 12 saat beklemelisin. Sonrasındaki tüm aşamalar için, kirpik liftingi uygulayan uzmana danışabilirsin. Kirpik liftingi zararlı mıdır? Kirpik liftingi uygulaması yapan güzellik merkezleri her ne kadar bu işlemin herhangi bir zararı olmadığını söyleseler de, konu göz olduğu için çok dikkatli olmak gerek. Öncelikle kirpiklere sürülen kimyasal solüsyonlar gözleri tahriş edebilir, istenmeyen reaksiyonlara yol açabilir. Kirpik liftinginin etkisi geçtikten sonra kirpiklerde cılızlaşma ve dökülme çok sık rastlanmasa da, bu uygulamayı sık yaptırmak ister istemez bu tarz durumlar yaratabilir. Tam yüz gençleştirme işlemleri, üst, orta ve alt yüz bölümlerinin aynı anda gençleştirildiği daha kapsamlı operasyonlardır. Sıklıkla 50 yaş üzerinde yapılır. Tam yüz germe dışında, göz kapağı cerrahisi ve yağ enjeksiyonları da yapılır. Gerekli görülürse beraberinde cilde yönelik soyma işlemleri de gerçekleştirilebilir. Tam yüz gençleştirme işlemleri yapılırken hastanın özgün görünümünden sapmamak, hastayı ve çevresini tedirgin edecek sonuçlara yol açmamak yüz gençleştirme işlemleri kimlere yapılır? Tam yüz gençleştirme işlemleri yüzünün tamamında yaşlanma belirtileri ortaya çıkmış, genellikle 50 yaş üzerindeki kişilere yapılır. Hastanın ameliyat olmaya engel genel sağlık sorunlarının olmaması, yüksek tansiyonu varsa bunun önceden kontrol altına alınmış olması önemlidir. Tam yüz gençleştirme işlemleri nasıl yapılır? Ameliyata sıklıkla yağ enjeksiyonları ile başlanır. Vücuttan alınan ve saflaştırılan yağ dokusu göz çevresine, orta yüze, burun-dudak çizgilerine, dudak köşelerinden aşağıya inen Marionette çizgilerine verilir. Gerekli görülürse dudaklara da yağ enjeksiyonu yapılır. Hastanın üst yüzünde sorun varsa alın germe ya da kaş kaldırma işlemleri gerçekleştirilebilir. Bu endoskopik alın germe şeklinde olabileceği gibi, yüz germe kesisinin şakak bölgesine uzatılması ile de yapılabilir. Ardından üst ve alt göz kapakları ameliyat edilir. Orta yüze alt kapak kesisinden müdahale edilebilir. Tam yüz germede kulak önünden başlayıp gerekirse kulak arkasına dönen ve oradan da saçlı derinin içerisine uzanan bir kesi yardımı ile yüz ve boyun cildi kaldırılır. Boyunda fazla bir sorun yoksa iz sadece kulak önünde bırakılır. Bu işleme kısa izli yüz germe adı verilir. Deri altında yer alan ve mimik kaslarımızı da içeren bir tabaka olan SMAS tabakası, hastanın ihtiyacına uygun şekilde dikişlerle gerilir ve yüzün alt tabakası şekillendirilir. Bu işlem yapılmazsa yüz germe sonrası hastalar kısa bir süre sonra eski hallerine dönerler. Boyunda yağlanma varsa genellikle liposuction yardımı ile yağlar alınır. Boyunda dikey bantlar fazla ise ve hindi boynu görünümü varsa çene altından yapılacak kısa bir kesi ile boyun açılır ve boyun adaleleri birbirine dikilir. Bu işlem boyun açısını belirginleştirir. Çene kemiği geride ise çene ucu protezleri ya da yağ enjeksiyonları ile belirginleştirilir. Dudak kenarlarından aşağıya doğru inen Marionette çizgileri yağ enjeksiyonları ile doldurulur. Yüzün alt yarısı yağlı ise liposuction ile inceltilebilir. Yüz ve boyundaki deri fazlası kesilerek çıkartılır. İzler kulak önünde, arkasında ve saç içinde gizlenecek şekilde dikilir. Dudak üstündeki dikey sigara çizgileri için dermabrazyon, göz çevresindeki ince kırışıklıklar için kimyasal soyma işlemleri yapılabilir. Ameliyat öncesinde neler yapılmalı, neler yapılmamalı? Tüm ameliyatlarda olduğu gibi, tam yüz gençleştirme işlemlerinde de ameliyattan 3 hafta öncesinde aspirini ve sigarayı kesmek gerekmektedir. Son 1 haftada kanı sulandırabilecek ilaçlardan ve benzeri maddelerden uzak durmak gerekmektedir. Kullanılmaması gerekenler Apranaks, Voltaren, Vermidon gibi ağrı kesiciler ağrı kesici gerektiğinde Minoset, Novalgin kullanılabilir, Ginseng, ginko biloba, co-enzim Q gibi maddeler içeren multivitamin hapları, Yeşil çay, keten tohumu, kiraz sapı, domates çekirdeği bitkisel ürünler Tüm zayıflama ürünleri Tam yüz gençleştirme ameliyatlarında anestezi gerekir mi? Tam yüz gençleştirme ameliyatları ameliyathane ortamında, genel anestezi ya da ağır sakinleştiriciler sedasyon altında gerçekleştirilir. Tam yüz gençleştirme ameliyatı ne kadar sürmektedir? Tam yüz germe ameliyatları yaklaşık 3 saat, berberinde göz kapakları da varsa 5 saat kadar sürmektedir. Tam yüz gençleştirme ameliyatları ağrılı mıdır? Yüz germe işlemleri ağrılı değildir. Hastalar ağrıdan çok gerginlik ve basınç hissinden yakınırlar. Bu da bir kaç gün içerisinde geçer. Hastaları ağrıdan çok tedirgin eden şişlikler ve morarmalardır. Yüz gençleştirme işlemlerinin genel olarak ağrısız oldukları söylenebilir. Tam yüz gençleştirme ameliyatı sonrasında neler yaşanır? Yüz germe işlemlerinden sonra hastalar 1 gece hastanede tutulurlar. Ertesi gün direnler alınır ve taburcu edilirler. Şişlik ve morluk bir hafta içerisinde büyük oranda geriler. Dikişler altı gün sonra alınır. Hasta ameliyattan 48 saat sonra banyo yapabilir. Şişlik ve morlukların geçmesi 20 gün sürebilir. Ancak yüzün tam olarak oturması ve son şeklini alması, cilt kalınlığına ve yapılan işlemlere bağlı olarak, üç ayı bulabilir. Tüm yüz ameliyatlarından sonra olduğu gibi hastanın 3 ay boyunca kendisini direkt güneşten koruması gerekir. Tam yüz gençleştirme ameliyatı sonrası ne tür sorunlar yaşanabilir? Şişlik ve morluklar beklenen sorunlardır ve geçicidir. Erken dönemde kanama önemli bir sorundur. Bunun olmaması için hastanın ameliyat öncesi kan sulandırıcılar kullanmaması, tansiyonu varsa kontrol altına alınması, ameliyat sırasında ve sonrasında kan basıncının düşük tutulması gerekir. Yine de olursa hasta tekrar ameliyata alınarak kanama durdurulur. Boyunda ve orta yüzde inatçı ödemler olabilir. Boynun ve orta yüz bölgesinin yumuşaması ve incelmesi beklenenden uzun sürebilir. Bu tür durumlarda lenf drenajı masajı, radyofrekans, derin doku ultrasound gibi yardımcı yöntemler kullanılabilir. Yüz germe işlemlerinden sonra kaşta ya da alt dudakta felç ya da hareketlerde zayıflama görülebilir. Bu durum nadiren kalıcı olur. Genellikle birkaç gün içerisinde geçer, ancak bazen haftalarca sürebilir. Yüz ve boyun germe sonrası en korkulan sorunlardan birisi yara iyileşme güçlükleri ve deri kayıplarıdır. Bu sorunla özellikle germenin fazla yapıldığı durumlarda, ameliyat sonrası kanama olan hastalarda ve sigara içenlerde karşılaşılabilir. Bu nedenle sigaranın en az üç hafta öncesinden kesin olarak bırakılmış olması gerekmektedir. Tam yüz gençleştirme ameliyatlarının sonucu kalıcı mıdır? Ameliyat sonrasında da yaşlanma süreci devam eder ve gerilmiş olan bölgelerde bir miktar gevşeme ve sarkma olur. Ancak bu hiçbir zaman ameliyat öncesi durumuna dönmez. Kullanılan tekniğe ve hastanın özelliklerine göre ameliyatın kalıcılığı değişir. Kalın ve yağlı cildi olanlarda sarkma daha erken olur. ANASAYFA » UYGUAMALARIMIZ » ANTIAGING / KIRIŞIKLIK Dolgu Uygulamaları Zaman insanlarda karşı koyulamayacak değişiklikler oluşturur. Yaşlanma, yüzde çizgi ve kırışıklıkların belirmesiyle fark edilir. Yıllar geçtikçe, yüz ve dudaklar eski dolgunluğunu, diriliğini yitirmeye başlar. Dudak ve göz çevresinde kırışıklıklar belirir; konuşurken ya da gülerken bunları saklamak olanaksız hale gelir. Burun kenarlarından ağza doğru uzanan dikey çizgiler gittikçe derinleşir. Kaşların arasında dikey, alında da bir dizi yatay çizgi oluşur. Uzun yıllar boyunca hekimler, çeşitli yöntemler uygulayarak kimyasal peeling, lazer tedavileri, B0T0KSS enjeksiyonları, enjekte edilebilen dolgu maddeleri, mezolifting vb., deriye ait şekil bozukluklarını tedavi etmeye çalışmışlardır. Ne yazık ki, bütün bu çabalar deri yaşlanmasını henüz tümüyle engelleyebilir düzeylere ulaşmamış, bugün için kalıcı çözüm bulunamamıştır. Günümüzde, yüzdeki çizgilenme, kırışıklık ve kıvrımların azaltılması amacıyla dolgu maddeleri enjeksiyonu kolajen, silikon, kişinin kendi yağı, hyalüronik asit enjeksiyonu vb. kozmetik dermatolojide önemli yere sahiptir. Daha genç, taze ve kusursuz bir cilde sahip olabilmenin etkili yollarından birisi dolgu maddesi uygulamalarıdır. Dolgu maddesi enjeksiyonu, iş ve sosyal yaşamdan uzak kalmadan, yüksek maliyetler ödemeden, uygulama sonrası fazla bir bakım gerektirmeksizin, ufak dokunuşlarla yüzün ifadesini bir anda değiştirir, işlem yapıldığı anda sonuç verir ve aynaya bakıldığında değişiklik hemen ayırt edilebilir. Dolgu uygulamaları yüzün belirli bölgelerinde mucizevi sonuçlar yaratır Yüzdeki çizgilerin ortadan kaldırılması ya da hafifletilmesi a Burun kenarlarındaki derin gülümseme çizgileri b Dudak çevresindeki dikey çizgilenmeler sigara çizgileri c Ağız köşelerinde beliren hüzün çizgileri d Alındaki dikey ve yatay uzanımlı, çatık ve endişeli yüz görünümü oluşturan çizgiler e Göz çevresindeki kaz ayağı çizgileri Elmacık kemikleri, yanaklar ve çenenin belirginleştirilmesi Dudakların biçiminin düzeltilmesi ve daha dolgun görünmesi Çökük akne ve diğer yara izlerinin düzeltilmesi Yüz şekillendirilmesi ve hataların düzeltilmesi. Dolgu uygulamasında amaç, cildin desteğini kaybettiği bölgeye hacim ve destek eklemektir. İnsan vücuduyla uyumlu özellikte çeşitli dolgu maddeleri derinin uygun tabakalarına enjekte edilir. Dinlenme sırasında görülen kırışıklıklar için eşsiz bir tedavi seçeneğidir. Uygulamayı yapacak kişinin bu konuda deneyimli bir dermatolog ya da plastik cerrahi uzmanı olması gereklidir. En iyi sonuç, ’germe testi’’ İki parmak arasında cilt gerginleştirildiğinde kırışıklık kayboluyor mu? uygulandığında düzelmenin görülebileceği yerlerde alınır. Muayene sırasında hastanın hangi bölgesinin tedavi edilmesini istediği tam olarak bilinmelidir. Geçen 20 yıl boyunca kozmetik endüstrisi, ideal bir dolgu maddesi elde etmeyi amaçlamıştır. İdeal dolgu maddelerinden beklenen özellikler • İnsan vücudu ile uyumlu olması, • Yüzün doğal ifadesini koruması, • Uzun süre kalıcı olması, • Alerji ve diğer yan etkilere sahip olmaması. Daha dolgun dudaklar, daha belirgin yüz hatları ya da yumuşatılmış yüz çizgilerinin amaçlandığı dolgu uygulamalarında, vücudumuzda doğal olarak bulunan bir madde olan “hyalüronik asit” içeren dolgular öncelikle tercih edilirler. Cildimiz, sağlığımız için ne kadar önemliyse, hyalüronik asit de cildimiz için o kadar önemlidir. İnsan vücudunda özellikle kas ve eklemlerde bulunur. Hyalüronik asit bulunduğu dokuya esneklik/sağlamlık veren, berrak kristal jel görünümlü bir maddedir. Vücuttaki su ile birleşerek hacim kazanır, cildi dolgunlaştırır, nemlendirir ve tazeliğini korumasını sağlar. Tüm canlı türlerinde kimyasal, fiziksel ve biyolojik olarak aynı yapıya sahiptir. Yaş ilerledikçe vücudun hyalüronik asit üretimi azalır, cilt gerginliğini ve elastikiyetini kaybeder. Dışarıdan takviye edildiği zaman cilt daha gergin ve kırışıksız görünür. Dışarıdan uygulanan kremlerin derinin gözeneklerinden geçerek bu tabakaya ulaşması anahtar deliğinden bir topu geçirmek kadar olanaksızdır. Bu yüzden asıl etkinin hedeflenen tabakada görülmesi pek olası değildir. Kırışıklıkların azalması için cilt altına enjeksiyon yapılmalıdır. Basit bir enjeksiyon ile kaybolan desteği tekrar kazanmak, cildin görünümünü farklılaştırıp güzelleştirmek ve kırışıklıklardan kurtulmak mümkündür. Dolgu uygulamalarının etkisi kalıcı değildir, 6-12 ay içinde vücuttan tamamen atılır. Etki süresi kişiye ve uygulama bölgesine göre değişir. Bu durum bize bir sonraki tedavi için zaman ve seçenek olanağı tanır. Düzelmenin daha uzun süre kalıcı olabilmesi için enjeksiyonların tekrarlanması gerekebilir. Cildin kalınlığı, nem ve yağ içeriği, kırışıklıkların derinliği ve nedeni, enjeksiyonu uygulayan hekimin tecrübesi, tedavinin etki süresi ve başarısında önemlidir. Göz ameliyatları, ortopedi ve romatolojik sorunların giderilmesi eklemlerin kayganlığını sağlamak vb., üroloji gibi diğer alanlarda da kullanılmaktadır. 1980 yılında, ciltte uygulanabilen, hyalüronik asit ile biyolojik olarak uygunluk taşımakla birlikte ondan daha uzun süre dayanabilen sentetik polimerler geliştirilmiştir. Stabilize edilmiş hiyalüronik asit organizma ile tümüyle uyumlu ve vücut tarafından eritilebilir olduğu için doğal ve emniyetlidir. Bir noktaya özellikle dikkat edilmelidir, yağmurdan kaçarken doluya yakalanmamalıdır. Uygulamanın fiyatı ya da etkinin kalıcılığı öncelikle tercih nedeni olabilmektedir. Ancak, vücut ile uyumsuz özellikte ve/veya uygulamadan sonra kalıcı olan dolgu maddelerinin kullanılması sonucunda, ciltte doğal olmayan görünüm, alerjik reaksiyonlar, enfeksiyon ve granülom oluşumu ile yer değiştirme gibi yan etkiler gelişebilir. Güvenilir özellikte diğer implant seçenekleri nedeni ile bu tür materyallerin kullanılması önerilmemektedir. This website has been deactivated Please contact support

yüz liftingi ne kadar kalıcı